Daha 5 gün önce doğmuş bir bebeğe uygulanan şiddet vicdanlarımızı derinden sarstı. Henüz hayata gözlerini yeni açmış, savunmasız bir canın maruz kaldığı bu olay, insanlığımızı sorgulatacak kadar ağır bir utançtır. Bir toplum, en zayıfını koruyabildiği ölçüde güçlüdür. Ülkemizde kadına, çocuğa, hayvana yönelik uygulanan şiddet artık münferit olaylar olmaktan çıkıp toplumsal bir yara hâline gelmiş durumda.

***

Her yeni haber, vicdanlarımızı biraz daha köreltirken, normalleşen bu karanlık tabloya sessiz kalmak en büyük tehlike. Şiddetin hiçbir gerekçesi, hiçbir bahanesi olamaz; çünkü şiddet, ne terbiye eder ne de çözer, sadece insanlığımızdan eksiltir. Ve artık şu gerçeği kabul etmeliyiz: Bu tablo değişmezse, kaybeden sadece mağdurlar değil, hepimiz olacağız.

***

Daha bu olayın görünmeyen yüzü ise o yavrunun maruz kaldığı şiddetin ardından bedensel ve zihinsel engelli kaldığı iddiasıdır; bu iddia doğruysa mesele bir adli vakadan çok daha fazlasıdır. Bir ömür boyu taşınacak bir yük, telafisi olmayan bir kayıp söz konusudur. Dilerim ki bu şiddet olayında adalet çok gecikmeden tecelli eder.