10 Şubat 2026’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından duyurulan Nurdağı–Kahramanmaraş hızlı tren hattı, yaklaşık 49 kilometrelik bir bağlantı olarak planlandı. Projenin; hem yolcu hem yük taşımacılığında kapasite artışı sağlayacağı, Kahramanmaraş’ı Mersin ve İskenderun limanlarına bağlayarak lojistik gücünü artıracağı ifade edildi.

Sanayi ve üretici için kritik bir adım

Bu açıklamalar, özellikle Organize Sanayi Bölgesi üreticileri için büyük anlam taşıyordu. Çünkü bu hat; tekstilden gıdaya, iplikten yapı malzemelerine kadar geniş bir üretim yelpazesinin daha düşük maliyetle limanlara ulaşmasını sağlayacaktı.

5 ay geçti, somut adım yok

Aradan 5 ayı aşkın süre geçmesine rağmen projeye dair ne bir ihale süreci başlatıldı, ne resmi bir takvim açıklandı, ne de kamuoyunu tatmin edecek yeni bir gelişme paylaşıldı.

Proje ilerliyor mu, askıda mı?

Ve Kahramanmaraşlılar haklı olarak soruyor: Bu proje gerçekten ilerliyor mu, yoksa yeniden değerlendirmeye mi alındı? Ya da daha kötüsü, proje diğerleri gibi rafa mı kaldırıldı?

Kahramanmaraş’ın alışık olduğu senaryo

Aslında bu sessizlik, şehir için yeni bir durum değil. Kahramanmaraş, geçmişte de benzer projelerde aynı döngüyü defalarca yaşadı. Açıklamalar yapıldı, hedefler kondu ancak süreçler uzadıkça uzadı.

Hızlı tren sıradan bir yatırım değil

Oysa hızlı tren meselesi, sıradan bir yatırım başlığı değil. Bu proje; şehrin dış dünyaya açılan kapısı, sanayinin rekabet gücü, ihracatın hız kazanması demek. Doğu Akdeniz limanlarına entegrasyon hedefi, Kahramanmaraş’ın ekonomik kaderini doğrudan etkileyecek stratejik bir adım anlamına geliyor. Tam da bu nedenle bugün asıl problem, projenin kendisinden çok belirsizliktir. Eğer süreç planlandığı gibi ilerliyorsa, neden hiçbir gelişme paylaşılmıyor? Eğer projede bir değişiklik söz konusuysa, neden kamuoyu bilgilendirilmiyor?

Güven zedeleniyor

Bu soruların cevapsız kalması, şehirdeki güven duygusunu zedeliyor. Artık “acaba rafa mı kaldırıldı?” sorusu yalnızca bir söylenti değil, yüksek sesle dile getirilen bir endişeye dönüşmüş durumda. Üstelik Kahramanmaraş’ın bekleyecek zamanı da yok.

Deprem sonrası süreçte hayati öneme sahip

6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir şehir için ulaşım yatırımları hayati önem taşıyor. Böyle bir dönemde stratejik projelerin belirsizliğe bırakılması, yalnızca ekonomik değil, toplumsal açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilir.

Netlik ve şeffaflık gerek

Kahramanmaraş artık şunu istiyor: Yeni vaatler değil, netlik. Eğer bu proje yapılacaksa, açıkça ortaya konulmalı. Takvimi açıklanmalı. Somut adımlar atılmalı. Eğer yapılmayacaksa da bu gerçek dürüstçe paylaşılmalı.

Çünkü bu şehir yıllardır aynı şeyi yaşıyor. Ve artık beklediği şey söz değil, güven veren, somut adımlar.