Her sektörde olduğu gibi gazetecilikte de hırsızlık var. Ancak bu hırsızlık, marketten mal çalmak ya da kasadan para yürütmek gibi değil. Daha sessiz, daha sinsice ve çoğu zaman da utanmadan yapılan bir hırsızlık türü… Fikir hırsızlığı. Bir muhabir kendi emeğiyle bir konu hakkında araştırma yaparak bir haber üretiyor ve yayınlıyor. O haber, emeğin, zamanın ve mesleki sorumluluğun ürünü oluyor. Hiçbir emek vermeyen, konunun yanından bile geçmeyen, araştırma nedir bilmeyen bazı “uyanık” meslektaşlar (!) bilgisayarın başına oturup o haberi kopyalıyor. Ne arama var, ne araştırma var, ne doğrulama var… Sadece kopyala, yapıştır, yayınla.

***

Üstelik çoğu zaman kaynak bile göstermeden. Daha kötüsü, bunu gayet doğal bir şeymiş gibi yapıyorlar. Sanki o haber herkesin ortak malıymış gibi, sanki birinin emeği yokmuş gibi, sanki gazetecilik sadece internetten metin taşımaktan ibaretmiş gibi davranıyorlar. Başkasının haberini alıp kendi sitesine koyan kişi gazetecilik yapmış olmaz. O kişi sadece içerik taşımıştır. Hatta daha açık söylemek gerekirse, emeğe saygısızlık yapmıştır. Eğer bir haber sana ait değilse, bunu açıkça yazarsın. Kaynağını belirtirsin. Alıntı olduğunu söylersin. Belki de artık şunu açık açık söylemenin zamanı geldi: Emek vermeden yayın yapmak gazetecilik değildir. Ve fikir hırsızlığı, en az diğer hırsızlıklar kadar ayıptır.