Eski zamanlarda bir zanaatı, bir uygulamayı veya tekniği öğrenmek, ömür boyu sürecek bir kariyerin anahtarıydı. Ustalarımız sadece Excel bilerek muhasebeden, sadece Photoshop bilerek grafik tasarımdan emekli olabiliyordu. Çünkü o zamanlar araçlar sabitti. Mantığı bir kez anladınız mı, rüzgar sizi yıllarca taşırdı. Ancak bugün rüzgar değil, bir fırtınanın tam ortasındayız. Yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte teknik olarak zor görünen veya çok fazla zamanımızı alan işlemler "tek tıkla" yapılabilir hale geldi.
Yeni Çağın Parolası: Hızlı Öğren, Çabuk Unut!
Kulağa tuhaf gelse de artık sürekli öğrenmekten ziyade, sürekli güncellenmeyi bir alışkanlık haline getirmeliyiz. Zihnimizdeki her bilgiyi bir "sabit disk" gibi sonsuza dek saklamaya çalışmak, bugünün dünyasında bizi ağırlaştırıyor.
Artık işimize yaramayan teknik detayları, eskiyen arayüzleri veya dün işimizi gören ama bugün hantallaşan metodları zihnimizde tutmaya gerek yok. İhtiyacımız olan şey; zihnimizi bir RAM gibi kullanabilmek. Yani bilgiyi o anki işimiz için hızla işlemek, uygulamak ve yeni, daha güncel bilgilere yer açmak için gerekirse eskiyi hızla tahliye etmek.
Teknoloji her geçen gün bizi daha iyi anlayan, dilimizden daha iyi kavrayan bir yapıya bürünüyor. Bizim de onlara karşı aynı esnekliği göstermemiz şart. "Ben bunu böyle biliyorum" inadından vazgeçip, "Sırada ne var?" heyecanına teslim olmalıyız.
Unutmayın; bu çağda ayakta kalanlar en çok şeyi bilenler değil, en hızlı güncellenenler olacak. Zihninizi taze tutun, güncellemeleri kaçırmayın!