“Korkma” diye başlamış büyük üstad Mehmet Akif ERSOY. Korkma , Çünkü “Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut”

Vatan kutsal, sınır namustur. O sınırı karadan ya da havadan kim geçmeye çalışırsa telef edilmek hakkıdır.

Son Rusya ve düşürülen uçak krizinde öyle olmuştur. Doğrusu yapılmıştır. Ancak ardından hükümet kanadından gelen bir iki açıklama biraz şaşırtmış, biraz da üzmüştür. “Rus uçağı olduğunu bilseydik farklı davranırdık” “Görüşmelere diyaloğa açığız” benzeri özür içermeyen ancak özür vari açıklamalar yapılan eylemin ardında dimdik durulmadığı gibi bir izlenim yaratmıştır. Oysa Türk halkının beklediği “Bu uçak, sınırımızı ihlal etmiştir. Uyarılara kulak asmamış ve gereği yapılmıştır. Yeniden sınırımızı herhangi bir ulusun uçağı ihlal etse yine düşürürüz” şeklinde bir açıklamadır. Kırılmadan bükülmeden. Dimdik.

Neyse ki birkaç gün sonra Cumhurbaşkanımızın benzeri açıklamaları bir nebzede olsa vakur yürekli ulusumuzu rahatlatmıştır. Rusya’nın devamında ortamı germeye yönelik söylem ve tutumlarının pek çok nedeni var. Türkiye’nin artık bölgesel güç olması, Suriye ve çevresini Rusya’nın şekillendirme çabası, Türkiye ve dolayısı ile Nato’nun gücü ve sabrını sınaması, Bundan böyle Suriye’de ve çevresinde Türkiye’nin etkinliğinin kırılması bunlardan bir kaçı. Bir pilot ve bir uçak, bir ülke için tabi önemlidir. Ancak karşılığında atılan adımlar bunun uçak ve pilot ile sınırlı olmadığının, hazırlığının çok önceden yapıldığının tespitidir.

Ancak daima aslolan bizim ne olduğumuz, ne düşündüğümüz, nasıl hareket edeceğimizdir.

“Rus halkı tatil için ülkemize gelmeyecek”

“Yaş sebze alımını durduracak”

“Akkuyu Projesi rafa kalkabilir”

“Türk Akımı Projesi İptal oldu” En kötüsü de;

“Rusya doğalgazı kesebilir”

Vah vah. Yandık biz kül olduk. Bittik. Nedir bu yoksunluk psikolojisi. Son beş yıldır gelişmekte olan Türkiye Rusya siyasi ve ekonomik ilişkileri ile mi bu ülke ayakta duruyor. Avrupa’ da ilk üçte olan turizm tesislerimiz, tarihi ve doğal güzelliklerimiz boş mu kalacak. Yaş sebzemizi almıyorlar diye ekonomimiz dibe mi vuracak.

Velev ki vurdu. Hatta en kötü senaryo gerçekleşti, Rusya doğalgazı kesiti. Namus bildiğimiz sınırlarımızı hiçe sayıp, beş yüz metre karşımızda soydaşımız Bayurbucak Türkmenlerini bombalayan Rusya’dan özür mü dileyeceğiz. Daha çok ekonomik rahatlık, doğalgaz ile ısınan daha sıcak bir konut için onurumuzdan mı vaz geçeceğiz.

Türk halkı aç kalmayı, yoksulluğu, yoksunluğu göze alır. Onursuzluğu göze almaz. Doğalgaz yok diye üşümez. Sobası içinde yüreğindedir. Dostunu ısıtır, düşmanını yakar.