Bir zamanlar halk arasında zenginliğin adı Vehbi Koç'tu. Ondan sonra Sakıp Sabancı ve Nejat Eczacıbaşı akla gelirdi. Koç-Sabancı-Eczacıbaşı üçlüsü ülkemizin simgeleriydi. Sanayinin 3 büyükleri diye bilinen Nejat Eczacıbaşı 22 yıl önce, Vehbi Koç 19 yıl önce, Sakıp Sabancı 11 yıl önce öldü. İş dünyasının duayeni Vehbi Koç uzun yaşam sırlarını anlatırken ‘siesta’ (Kısa uyku, altıncı saat demektir. Sabah 6’da kalktıkları varsayılırsa, öğle 12’de uyuyorlar demek )alışkanlığını ağzından düşürmezdi. Bu alışkanlığı oğlu Rahmi Koç devam ettiriyor. Vehbi Koç her gün öğle yemeğinden sonra 45 dakika uyuduğunu anlatıyor. Nerede olursa olsun öğle uykusunu kaçırmazdı. Sakıp Sabancı’da kısa uykuyu ihmal etmezdi. Vehbi Koç 94 yaşında öldü.
Yunanistan’da yapılan bir araştırmaya göre ise, gün içinde kısa bir süre uyuyan/kestiren kişilerin kalp krizine yakalanma ihtimallerinin daha da azaldığı tespit edilmiş. Yaklaşık altı yıl süren bu araştırmada 23 binden fazla yetişkin Yunanlı takip edilmiş. Haftada 3 kez en az yarımşar saatlik uyku molası veren yetişkinlerin uyku molası vermeyenlere göre % 37 daha düşük kalp krizi geçirme riskine sahip oldukları belirlenmiş. Yine ABD’de bazı şirketler, çalışanlarının gün içinde ofislerinde kısa süreli dinlenmelerine izin vermektedir. Bu şirketlerin yöneticileri, çalışanların dinlenmelerine izin verdikleri takdirde hataların ve iş kazalarının azalacağına, bunun yanında iş veriminin artacağına inanmaktadırlar. Uzmanlar, kişilerin kendilerini uykusuz ve yorgun hissetmeleri durumunda bir ara verip kısa süreli de olsa şekerleme yapmalarını en iyi şey olarak belirtiyorlar. Böyle durumlarda çalışanların ihtiyacı olan şeyin sadece 20 dakikalık bir dinlenme olduğunu söylüyorlar. Uzmanlar böyle bir uygulamanın kişiye ekstra enerji sağlayacağını ve kişinin günün sonuna kadar etkinliğini/verimliliğini arttırabileceğini belirtiyorlar. Fakat aynı uzmanlar bir dinlenme süresinin 20-30 dakikayı aşmaması gerektiği, bu süre aşıldığında bedenin derin uyku moduna geçeceği ve uyanmanın zorlaşacağı konusunda da uyarmaktadır. Japonya’da bazı iş yerlerinde öğle vakti uyuyanlara ek ücret ödeniyormuş. Bu uygulama ile işçilerin günün kalan vakitlerinde daha verimli çalıştıkları gözlemlenmiş. Öğle uykusuna sadece çalışanların değil, genç-yaşlı herkesin ihtiyacı vardır. Uzmanlar fırsat ve zaman bulabilen herkesin öğle uykusuna önem vermesini ve alışkanlık haline getirmesini tavsiye ediyor. Özellikle çocukların küçük yaşlardan itibaren öğle uykusuna alıştırılmaları, onların bedensel ve zihinsel gelişimlerini olumlu yönde etkileyeceğini dile getiriyor.