İnsan bazen yalnız kalmamak için etrafındaki her sesi kabul etmek zorunda olduğunu sanır. Ama gözlemler size gerçeği gösterir: Her gürültü, her baskın tavır, her üstünlük taslayan espri bir öğrenme alanı değildir. Sadece kim olduğunuzu test eder.

Bazı insanlar için dalga geçmek eğlencedir, kırıcı olmak zeka göstergesidir. Narsist ve egoist tavırlar, çevreyi kendi sahnesi haline getirir. Ve çoğu zaman en çok konuşan, en çok lafı dinlenen kişi, kendi egosunun farkında değildir bile ama insan fark eder ki, bazı oyunların içinde olmak zorunda değildir. Her ortama dahil olmak, insanı büyütmez; sadece yorar ve sınırlarınızı zorlar.

Stefan Zweig’ın dediği gibi, kaybetmekten korktuğunuz şeyleri bırakmak bazen en cesur hamledir. Çünkü gerçekten sahip olmadığınız, sizin ruhunuza uymayan enerjilerden kurtulursunuz. Bazen uzaklaşmak, kimseye kapıyı kapatmamak ama kendi alanını korumaktır. Sessiz gözlem, en güçlü silahınız olabilir ve fark edilir ki, bazı insanlardan uzak durduğunuzda hayatınızda bir eksilme olmaz.

Sadece gereksiz gürültü azalır ve sizin dünyanız biraz daha sakinleşir.