İsa Gülşen bilge insan.

Eskilere çok eski kitaplara göre ise O Hikmetli Adam olarak adlandırılabilir. Hikmetli adam bilgi sevdalısı demektir ki O’nun hayatı da bunun şahididir.

Yaşadığı hayatın her anını öğrenmeye, eğitmeye ayıran kıymetli büyüğüm İsa Gülşen 1941 yılında Gaziantep’e bağlı Karkamış İlçesi Öncüller köyünde doğdu Nizip’te Ortaokul , Gaziantep’te öğretmen lisesi Hatay’da Eğitim Yüksek Okulundan mezun oldu.

Ömrü eğitim yöneticiliği ile geçti.

Okul hayatı başlı başına mücadele olan İsa Bey hayatının kozasının örerken çilelerden yılmadı dahası yapılmaz denileni yaptı ulaşılamaz denilene ulaştı.

Hareketi hayatına bereket olarak gören İsa Bey bir gecede son gündeki Öğretmen Okulu sınavına yetişti dahası derece bile yaptı (sh.35). Askerde iken yüz metre koşucusu olduğunu koşarak gösterdi ve birden kendini askeri yarışmalarda buldu.

Atanması bulunduğu yerde sağladığı öz güvenle gönülleri fetih eden kıymetli insan hayatın her türlü çilesini erdirici olarak gördü hiçbir zaman zorluklardan yılmadı Hak yolunda yürüdü gitti.

Mevzuat denilen kelime oyunlarına itibar etmedi her zaman idarecinin elinde şekillenen mevzuattan olumlu işler yapmanın yol ve yöntemini buldu.

Eğitimcinin Kaleminden adlı bir kitap ondan bize armağan.

Kitap ortaklaşa bir çalışmanın ürünü ERTUĞRUL İLKER, MURAT TANER, MAHMUT KERİM GÜLŞEN Kitabın editörleri.

Kronolojik tarzı esas alarak düzenlenen kitap doğumla başlayıp 2020 li yıllara kadar geliyor.

Eğitim ve öğretim ile şekil alan bir hayatın serancamını bu eserde bulabiliriz. Yazarın doğduğu yıllara dikkatinizi çekmek istiyorum ikinci dünya savaşının en acı günleri Türkiye’nin var oluş mücadelesinde çabalayıp durduğu demler olup bitenler daha neler, neler.

Okul hayatının erdem olarak görüldüğü okumakla adam olmanın zirvelere ulaşıldığı müstesna demler. İsa Gülşen bu basamakları alın teriyle çıkan her evrede kendi gönlünde hikmetle buluşan biri.

Göreve başladığı yılları ülkemizin geliştirilmesinde çalışmayı esas bilmesi görevinin kutsallığına inanması onun motive edici gücü. Boş boğazlığa prim vermeyip kanun ve nizamın uygulanmasının püf noktalarından haberdar olması onun feraseti.

Kitap insanlık tarihinin bilge insanlarından alıntılarla motif motif işlenmiş anlatılan her konu bir mesel ile pekiştirilmiş kitapta yer alan alıntıları bir insan ezberlerse can suyuna kavuşur.Şu hikmeti bugünkü olaylar için yazayım da alemde gizli bir şey kalmasın: “ Devlet halktan mucize beklememelidir. O halkın kanunlara boyun eğmesini öğretmelidir (Monteskiyö)” (sh.215)

Kitabın önemli gördüğüm bir bölümü de Çocuklarının Yazardan Derledikleri adlı 379.sh den başlayan cümleler. Bu bölüm aslında münazara konusu olarak bir araya gelindiğinde konuşulsa yeridir. Birkaç örnek vereyim:

1- Değirmene öğütmesi için çuvalla değil avuçla buğday atılır.

2- Bir kişinin elini öperim bin kişiye hükmederim

3- Tarlayı taşlı , karıyı kardaşlı yerden alın.

4- Büyük koçun büyük kuyruğu olur.

5- Hak yenin ama hazmedilemez

Bu kitabın en önemli eksikliği İNDEKS inin olmayışı yüzlerce insanın adının geçtiği bu kitaba şahıs ve yer adları indeksi şart bir de İsa Amcanın eşi AYMELEK teyzeyle bir röpotaj yapılmalı ki eser tamamlansın Zümrüdü Anka bile iki kanatlı değil mi?

Bu kıymetli eser için irtibat telefonu 0 546 264 30 28