Bazı cümleler vardır…
İlk bakışta sade görünür ama içinde bir ömürlük hakikat saklar.
İşte onlardan biri:
“Eşinden sevgi istiyorsan, hiçbir şey yapmasan bile eşine ve sevdiklerine saygı duymak gerekir.”
Bu cümle, evliliğin görünmeyen omurgasını anlatır. Çünkü sevgi çoğu zaman konuşulur, yazılır, hatta ilan edilir…
Ama saygı yaşanır.
Sevgi Duygudur, Saygı Davranıştır
Sevgi, kalpte doğar. Bir bakışta başlar, bir hatırayla derinleşir, bir tebessümle çoğalır.
Ama saygı…
Saygı ise seçilen bir tutumdur.
- Ses tonunda gizlidir
- Tartışma anındaki duruşta saklıdır
- En önemlisi “haklıyken bile incitmemeyi” bilmektir
Çünkü psikolojik açıdan baktığımızda; bir insanın en temel ihtiyaçlarından biri değerli hissetmektir.
Ve bu değer hissi çoğu zaman sevgiden değil, saygıdan beslenir.
Saygının Kaybolduğu Yerde Sevgi Yaralanır
Bir evliliği yıkan büyük krizler çoğu zaman küçük saygısızlıkların birikimidir.
- Sürekli eleştirilmek
- Alay edilmek
- Görmezden gelinmek
- Kendi ailesinin değersizleştirilmesi
Bunlar sevginin üstüne düşen görünmez çatlaklardır.
Zamanla eşler şunu söylemeye başlar: “Artık eskisi gibi sevmiyorum…”
Oysa çoğu zaman sevgi bitmez; Saygı zedelenir, sevgi nefes alamaz.
Hiçbir Şey Yapmadan da Çok Şey Yapılır
İlişkilerde çoğu kişi sevgiyi göstermek için büyük şeyler arar:
- Sürprizler
- Hediyeler
- Romantik planlar
Ama çoğu zaman en güçlü etkiyi yapan şey şudur:
Kırmamaktır.
Bir insanı kırmamak…
Onu aşağılamamak…
Onun değer verdiklerine saygı göstermek…
İşte bu “hiçbir şey yapmamak” gibi görünen ama aslında en büyük şeyi yapan davranıştır.
Beyin Sevgiyle Değil, Güvenle Bağ Kurar
Nöropsikolojik açıdan bakıldığında, insan beyni ilişkiyi sadece duygularla değil, güven algısıyla değerlendirir.
Saygı gördüğümüzde beynimiz şunu kaydeder: “Burada güvendeyim.”
Bu güven hissi;
- Bağlanmayı güçlendirir
- Duygusal yakınlığı artırır
- İletişimi yumuşatır
Ama saygı zedelendiğinde beyin savunmaya geçer.
Ve artık sevgi değil, korunma mekanizmaları devreye girer.
Sevgi İstemeden Önce Saygı Verilir
Evlilikte en büyük yanılgılardan biri şudur:
“Önce beni sevsin, ben de ona göre davranayım.”
Oysa sağlıklı ilişkilerin matematiği ters işler:
Önce saygı verilir…
Sonra sevgi büyür.
Saygı, sevginin tohumu gibidir.
Toprağa düşmeden çiçek açmaz.
Bir Soru ile Bitirelim…
Bugün eşinize şunu sorun (ama önce kendinize):
- Onu gerçekten dinliyor musunuz?
- Onun değer verdiklerine değer veriyor musunuz?
- Tartışırken incitmemeyi başarabiliyor musunuz?
Çünkü bazen sevgi eksik değildir…
Saygı sessizce çekilmiştir.
Evlilikte sevgi, kalbin dilidir.
Ama saygı, o dilin grameridir.
Gramer bozulduğunda cümle anlaşılmaz olur…
Ve unutmayalım:
Sevgi hissettirilir…
Ama
Saygı yaşatılır.