Kırk yılı geride bırakan bir dergiden bahsediyorum. İnsan ömrü ile düşünüldüğünde geçen sürelerin neler getirdiği çok iyi anlaşılır.

Son kırk yılda neler oldu neler?

Kaç hükümet kuruldu dünya da hangi iktidarlar geldi geçti dahası bilgi de hangi aşamalardan nereye geldik?

Dahası bu derginin ilk çıktığı zamanlara şahitlik edenlerin şimdi yaşları ne oldu?

Zamanı nasıl anlatmak gerekirse öyle anlatırım ama hayata hep bir hüzün de kendiliğinden çöküp duruyor.

Bilgi anlayışı da çok değişti mi acaba? Altınoluk dergisi ilk çıktığı anda toplum geneline hakim olan anlayışla bu günkü anlayış arasında farklar var aslında bunları derginin sosyolojik değişime katkısı açısından ele almakta fayda far.

“TOPLUMUN TEMELİ ÇATIRDIYOR

EKRAN TERÖRÜNE KİM DUR DİYECEK.”

Altınoluk dergisi bu kaygı ile Nisan ayında okurlarına seslendi. Böyle bir tehlike var mı yoksa bir abartı mı yapılıyor?

Tehlike olarak vakıaya bakmak bana biraz itici geliyor. Olguya moral değerler açısından bakmayı uygun buluyorum.

Dünyanın imtihan yeri olduğu unutulmasın. Kamu eliyle yapılacak sistematik bir iyileştirmeye ihtiyaç var ama bunun şekil şartları nasıl oluşturulacak?

Başyazıda Lütfi Arslan bey dikkat çalınmasına değinerek zararın asılında özgül ağırlığına değiniyor ki yerinde bir tespit. Bilgi hususunda teknolojik çılgınlığın bizi getireceği yer buradan başka neresi olabilirdi ki?

Nureddin Onur Kutlu Noah Hariri’nin Homo Deus kitabı hakkında ÇAĞDAŞ KÜFRÜN MANİFESTOSU derken ne kadar haklı bu kitaba bir isim ararken bu tabiri bulmam ne iyi oldu.

Mehmet Kırtorun’un nitelikli yazısı okunmayı beklerken Gökhan Oruç Önalan’ın yazısı farklı eleştirileri de açık. Fransa’da yaşanan heyecana ortak olmak için Nesibe Dereli ile yapılın röportajı okumanızı hatırlatırım.

Dünya terazisi ile ahiret terazisi arasında nasıl bir fark düşünüyorsunuz bu konuda nitelikli bir yazı Semih Yolaçan tarafından kaleme alınmış.

Ailede Zerafet hakkında nitelikli bir yazı Emel Sözcüer tarafından okura sunuluyor şu ifade ne güzel “ merhamet acımak değil acıtmamaktır. İncitmek; kendisini , duygusunu yönetememektir,çaresizliktir,acizliktir.”

Peki bu dergiye abone oldunuz mu ya da e dergi olarak takipte misiniz haydi öyleyse hemen harekete geçin 0 536 61125 41 le irtibat kurun.