Bazı şehirler coğrafi konumlarıyla öne çıkar, bazıları ekonomik güçleriyle, bazıları ise tarihi miraslarıyla anılır. Ancak çok az şehir vardır ki kimliğini kelimelerle, şiirlerle ve düşünceyle inşa eder. Kahramanmaraş, işte o nadir şehirlerden biridir.

Asırlardır Anadolu'nun kültür damarlarından biri olan Kahramanmaraş; sadece bir şehir değil, aynı zamanda bir edebiyat mektebidir. Bu topraklar, kelimelerin anlam bulduğu, düşüncenin derinleştiği ve sanatın hayatın bir parçası hâline geldiği bir medeniyet iklimini temsil etmektedir.

Bugün bu kadim birikimin uluslararası düzeyde karşılık bulması ve UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nda "Edebiyat Şehri" olarak yer alması, yalnızca Kahramanmaraş'ın değil, ülkemizin kültürel hafızası adına da önemli bir başarıdır. Bu unvan; bir günün, bir yılın ya da bir projenin sonucu değil, nesiller boyunca devam eden bir kültür yolculuğunun doğal neticesidir.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da gerçekleştirilen UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş Lansmanı da bu kültürel yolculuğun yeni bir kilometre taşı oldu. Türkiye'nin kültür, sanat ve medya merkezi konumundaki İstanbul'da gerçekleştirilen tanıtım programı, Kahramanmaraş'ın edebî kimliğini ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür kılma adına son derece kıymetliydi.

Bu programa biz de Düşeyaz Dergisi ve RA Pozitif Yayınları temsilen ve yazar olarak katılım sağladık. Öncelikle böyle büyük bir organizasyonla Kahramanmaraşlı şair ve yazarları İstanbul’daki programa götüren Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat GÖRGEL ve Kültür, Spor ve Turizm Daire Başkanı Duran DOĞAN bey ve çalışma arkadaşlarına ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunarız.

Lansman vesilesiyle bir kez daha gördük ki Kahramanmaraş, yalnızca geçmişiyle övünen bir şehir değildir; aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir kültür vizyonuna sahip bir şehirdir. Geçmişteki şair ve yazarları kadar şuanda yaşayan şair ve yazarları ile bu vizyona ciddi katkılar sağlamaya devam etkmetedir.

Kahramanmaraş denildiğinde akla ilk gelen değerlerden biri elbette şiirdir. Çünkü bu şehir, Türk edebiyatına yön veren pek çok önemli ismi yetiştirmiştir. Necip Fazıl Kısakürek'in fikir dünyası, Nuri Pakdil'in direniş ruhu, Cahit Zarifoğlu'nun incelikli dili, Erdem Bayazıt'ın medeniyet tasavvuru ve Rasim Özdenören'in derinlikli anlatımı, Kahramanmaraş'ın kültürel atmosferinde şekillenmiştir.

Bu isimler sadece eserler üretmemiş; aynı zamanda bir düşünce geleneği oluşturmuşlardır. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında okunan kitapların, üniversitelerde yapılan akademik çalışmaların ve genç kuşakların ilham aldığı fikir hareketlerinin arkasında büyük ölçüde Kahramanmaraş'ın yetiştirdiği bu öncü kalemler bulunmaktadır.

Ancak UNESCO Edebiyat Şehri olmak, yalnızca geçmişle övünmek anlamına gelmemektedir.

Asıl mesele; geçmişten alınan ilhamı geleceğe taşıyabilmektir.

Bu unvan, gençlerin kitapla daha fazla buluşmasını, yeni yazarların ortaya çıkmasını, uluslararası edebiyat etkinliklerinin düzenlenmesini ve kültürel üretimin desteklenmesini gerektirmektedir. Çünkü kültür, korunduğu kadar üretildiğinde de yaşar.

Bugün dünyanın gelişmiş şehirleri incelendiğinde, onların sadece ekonomik yatırımlarla değil; kültür, sanat ve bilim yatırımlarıyla da büyüdükleri görülmektedir. Şehirleri marka yapan şey yalnızca yolları, binaları veya alışveriş merkezleri değildir. Şehirleri marka yapan; onların hikâyeleri, değerleri ve insanlığa sundukları kültürel katkılardır.

Kahramanmaraş'ın UNESCO Edebiyat Şehri unvanı da tam olarak böyle bir değerdir.

Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan şehrimiz için bu unvanın ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Çünkü şehirler sadece binalardan oluşmaz. Bir şehrin ruhu; hatıralarında, türkülerinde, şiirlerinde ve hikâyelerinde yaşar.

Depremler binaları yıkabilir; ancak kültürünü yaşatan şehirleri yok edemez.

Bu nedenle kültür ve sanat faaliyetleri, yeniden inşa sürecinin en önemli parçalarından biridir. Bir şiir bazen umudu yeniden yeşertir. Bir kitap bazen yaraları sarar. Bir kültür etkinliği bazen insanların geleceğe yeniden inanmasına vesile olur.

Kahramanmaraş'ın UNESCO Edebiyat Şehri kimliği de işte bu noktada sadece kültürel bir unvan değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk ve gelecek vizyonudur.

Bu vizyonun hayata geçebilmesi için yerel yönetimlerden üniversitelere, okullardan sivil toplum kuruluşlarına, yazarlardan öğrencilere kadar herkesin bu sürece katkı sunması gerekmektedir. Daha fazla okuyan, daha fazla düşünen, daha fazla üreten bir nesil yetiştirmek; UNESCO tarafından verilen bir unvanı gerçek anlamda yaşatmanın en doğru yoludur.

Çünkü edebiyat sadece kitaplarda yazılı cümlelerden ibaret değildir. Edebiyat; insanı anlamaktır, hayatı yorumlamaktır, farklılıklarla birlikte yaşayabilmektir. Bir toplumun vicdanını diri tutan en güçlü araçlardan biridir.

Bugün Kahramanmaraş, kahramanlık destanlarıyla olduğu kadar şiirleriyle de anılmaktadır. Dondurmasıyla olduğu kadar düşünce insanlarıyla da tanınmaktadır. Tarihiyle olduğu kadar kültürel üretimiyle de geleceğe yürümektedir.

İstanbul'da gerçekleştirilen lansman programı, aslında dünyaya verilen önemli bir mesajdır:

"Kahramanmaraş sadece geçmişin hatıralarını taşıyan bir şehir değildir; geleceğin kültürünü ve edebiyatını da inşa etmeye aday bir şehirdir."

Ve inanıyorum ki bu şehir, yetiştireceği yeni şairlerle, yazarlarla, araştırmacılarla ve sanatçılarla önümüzdeki yıllarda da adından söz ettirmeye devam edecektir.

Kahramanmaraş’a 2012 yılında geldiğimden daha da güzel kültür, sanat ve edebiyat alnında ciddi çalışmalar ve yatırımlar yapılmaktadır. Oldukça fazla sayıda dergi ve yayınevleri açılarak şair ve yazarların görünürlüklerini yerelden ulusala hatta uluslararası alana taşımaya başlıyor. Bizde bu amaçla 2016 yılında Vesselam Dergisi ile başlayan yolculuğumuza Düşeyaz Dergisi ile devam eder iken 2023 yılında Kahramanmaraş’ın ilk yayınevi olarak kurduğumuz Kitap Ağacı Yayınları sonrasında çok sayıda yayınevinin açılmasına vesile olduktan sonra 2026 yılının 5 Mart’ında RA Pozitif Yayınlarını kurarak bu süreçte daha da fazla sorumluluk almaya devam ediyoruz. Şunu biliyoruz ki; yereldeki şair ve yazarların eserlerinin yayınlanma sürecindeki tüm aşamaları ilimizde tamamlanmalıdır. Editöryal çalışmasında mizanpajına, baskısından satış yapılan kitapevine kadar ilimize katma değer oluşturmalıdır.

Unutmamak gerekir ki; bazı şehirler sadece yaşanır...

Bazı şehirler ise okunur.

Kahramanmaraş, her satırında medeniyetin izlerini taşıyan, her nesilde yeni kalemler yetiştiren ve her dönemde söyleyecek sözü olan bir edebiyat şehridir.

Kalemin gücüne inananların, kelimelerle dünyayı güzelleştirmeye çalışanların ve kültürün bir milletin en büyük hazinesi olduğuna inananların şehri...

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş...
Geçmişten aldığı ilhamla geleceği yazmaya devam ediyor.