Kelime ince ve gizli yönleri bilen, kanun koyan, zorları kolaylaştıran manasınadır.
Kuran-ı Kerim’de geçen ayetler ışığında ise en karışık işlerin bütün teferruatını bilen, oluşu bile anlaşılamayan şeyleri yapan, ince ve fark edilmez yollardan kullarına çeşitli nimetler ulaştıran diye anlaşılırken şu hususa da dikkat çekmek lazım latif; kulların işledikleri kusur ve günahları onları ebedi olarak mahcubiyette bırakmamak için unutturan demektir.
Etrafımızda binlerce canlı, cansız varlık ile Allah'ın lütfu olarak yaşıyor işlerin inceliklerini öğrenmeye başladığımızda her an hayretimiz biraz daha artıyor. İnceliklerin içinde yer alan kanunlar bile gizli, çözüm devamlı yeni sırlara gebe, ne nasıl oluyor bunu bilmek sadece kaba hatlarla olabiliyor. Allah bütün incelikleri bilir çünkü bütün bu varlıkları o yarattı. Tanrı'nın yaratmada koymuş olduğu kanunlar ile bütün varlıklar işlerin akışı içinde kendi yollarına devam ederek varlıklarını sürdürür. Fıtratın sesine kulak verdiğimizde kendi içimizde bile bu fısıltının bazen yankılandığını duyduğumuz olur. Allah insanın işlerinde sadece kendinin anlayabildiği incelikler oluşturmak suretiyle hayat cazibesini canlı, umutlu tutmuştur. Her insan hiç ummadığı zamanlarda Allah'ın yüzlerce nimeti ile karşılaşmadı mı? Yaratılan ve bir vakit geçiren kişi kendini yokluktan varlık alanına çıkartmak lütfunda bulunan Allah-u Teâlâ’ya kulluk yapmasında ne yapsın? Zorluklar kolay ve güzel şeylerin etrafında yer alır. İyilik ve inayete ulaşmak arzusu insanı hep çalışma ile karşılaştırırsa o insana mutluluğun kapısı açılmış demektir. Yaşamın sırlarını öğrenmek isteyen insanın virdi “Ya latif” olmalı ve buna gece gündüz tesbih sayısınca yedi gün devam etmelidir.
Gelse celâlinden cefa
Yahut cemalinden vefa
İkisi de cana safá
Kahrında hoş lütfunda hoş.
(Erzurumlu İbrahim Hakkı)