Dergiler farklı kulvarlarda gün yüzüne çıkar. Şimdilerde dergicilik önce sanal ortamda neşvü nema bulup sonra kendi yapısı içinde kağıtla buluşuyor.

İlk andan itibaren yayın hayatına şahit olduğum Salkım Söğüt edebiyat dergisi gelişen şartlar neticesinde artık basılı belge halinde. Derginin bu şekli tabi ki uzun düşünce ve çalışmalardan sonra meydana geldi.

Unesco Edebiyat şehrini alan Maraşımıza yeni dergiler şart.

Uzun bir dönemi geride bırakan sanal Salkım Söğüt artık belli periyotlarda yayınlanacak ve okurun beğenisine sunulacak. Oldukça emek verilerek hazırlanan 33.sayı bir müjdeli haberi kendisine konu edinmiş durumda.

Derginin kapağından verilen bu mutlu haber KAHRAMANMARAŞ’IN UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ ünvanı ile ilgili. Dosya konusu olarak seçilen bu olguyu şöyle maddeleştirmem mümkün.

1- Yeni bir paradigma değişimi oldu kültür bu değişimin merkezinde yer alacak.

2- Kuşaticı, düzenleyeci, dönüşütürücü güç olarak kültür dominat rol oynacak.

3- Kültür sivil yaşamın merkezinde bir güç olmalıdır.

4- Kültürün odak olduğu bu sistem edebiyat ekonomisi olarak hayata dönecek.

5- Marjnal gruplar hayata daha sıkı tutunacak.

6- Şehir edebiyatı eşitsizlikle mücadelede önder rol oynanacak.

7- Edebiyat turizmi gelişip yeni iş alanları ortaya çıkacak.

8- Dünya genelinde yapılan kültür çalışmaları yerel motiflerle süslenecek.

Şimdi özetini verdiğim bu olguları derginin bu sayısının satır aralarında buldum. Edebiyat artık siyaset diyerek bize uzak tutulan bir alana direkt müdahalede bulunmak istiyor ama bunun pek kolay olmadığını belirtmek istiyorum. Siyaset yapmayalım diye çeyrek yüzyıldır uygulanan bir söylem var sanki bunu söyleyenler siyasetin kaynağında durmuyorlar. Varlık, bilgi, bilim, ahlak, din, estetik ve siyaset insanın vazgeçmediği düşünce alanlarındandır. Siyaset yapmayalım din konuşmayalım varklık’a girmeyelim diye diye düştüğümüz şu acı duruma bakın.

Derginin ilerleyen sayfalarında farklı yazılar var. Maraşlı Mehmet Akif Kireçci ile yapılan röportaj Maraşın seksen ve öncesindeki günlük hayatına dair bilgiler veriyor kendisi de şair olan Kireçci Bey dün ve bugüne dair anlamlı sözler söylüyor. Derginin bu uzun ama nitelikli röportajı muhakkak okunmalı aslında Ankara ortamı biraz daha detaylı sorulsa daha iyi olurdu. Röportaj edebi bir türdür hazırlı olmalı kişi hakkında detaylı araştırmalar yapılarak sorular oluşturmalı ki yeni bilgiler edinelim yoksa röportaj ben konuşayım sende yaz söyleminden ileri gitmez. Mesela Arap dili ve edebiyatı okuyan Kireçci Beye bu alanın kendisine açtığı ufuk ile diğer insanlara sağladığı imkanların farklılığı sorulmalı idi.

Derginin anlamı birde otuz üç üncü sayının basılı hale gelmesiydi. Sayıların gizem ve hikmeti benim için önemlidir.

Dergide şiirler var bu şiirlerin nitelikleri önemli. Hangi alanda yayınlanıyorsa o alanının genel özellikleri bu şiirlerde yer almalı.

Derginin İngilizce bölümleri olduğunu da hatırlatmakta yarar var. Hayırlı olsun erenler!