Zinde güç olarak bazı kurumlar her zaman vesayet altına aldıkları toplumu tehditte başarılı olmuşlar bunun faturasını ise aziz milletim ödemek zorunda kalmıştır.

Eğitim ve öğretim hayatının temel kuralları hep ihmal edilerek öğretim maliyeti yükseltilmiş bu durum kayırmacılığa sebep olmuştur. Eğitim öğretim mensuplarının sosyal imkânlarının çok yetersiz olması bu iş kolunda çalışan insanların enerjilerini bitirmektedir. Temsil hususunda açlık ve sefalete mahkûm olan öğretmenler ve hocaların bu toplumu değiştirmesi en büyük hayaldir.

Konuşulan Türkçemiz üzerinde oynanan sinsi projelerin kurbanı olduğundan dilimiz yüz yıl içinde bozulmuş kavram ve kelimelerin başta yazılışı daha sonra anlam alanlarının daraltılması fikir hayatındaki kopmaların en önemli sebeplerinden biri olmuştur.

Aile denilen müessese hayli sarsıntılar geçirmiş kente adapte olamayan aile savrulmuş kendi öz çekirdeğine sığınmak zorunda bırakılmıştır.

Geçimi sağlayan meslekler zanaatlar ve teknik ustalık isteyen iş kolları zamanla zeka bakımından okullarda dersi anlamayan dahası pek de akıllı olmayan insanlara terk edildiğinden bu alan kanayan bir yara olmuş meslek hassasiyeti ahlakı ustalığı neredeyse bitecek duruma gelmiştir.

Siyasi olarak karmaşaya mahkûm edilen yüce milletim eşitlik ve özgürlük temelli Demokrasiden yeterince yararlanamamaktadır. Demokrasinin devlet idare şekli değildir. İdareye katılım seçimle ve temsil ile olur. Eski devlet gitmiş ama yeni devlet tam yerine oturmamıştır. Kerim devlet anlayışı gitmiş tüccar devlet anlayışı getirilmiştir ki bu durum Türk milletinin binlerce yıllık devlet anlayışına büyük darbe vurmuştur. Güvenlik, ekonomi, sosyal yardım, sağlık, eğitim öğretim, moral değerlerin topluma verilmesi esas iken bunun doğal yolları ihmal edilmiş milletimiz liberalizm, sosyalizm ve faşizme kurban edilmiştir. Laiklik düşüncesinin aziz milletimizin düşünce hayatına yaptığı tesirler çok düşündürücü olmuş akla zarar fikre ziyan mevzularla yıllarımız heba edilmiştir. Teokrasi ile Müslümanlığın eşdeğer tutulması ne acıdır. İslamiyet Hristiyanlıktan farklı olarak dünyaya ait hükümler ihtiva etmekte:aile hukuku,medeni hukuk,ceza hukuku,yargılama hukuku,anayasa,devletler hukuku,mali hukuku ihtiva etmekte ve müminlerden de bu hükümleri hayatında tatbikini istemektedir. Bu asla siyasal İslamcılık değil iman İslam hayatının bir tespitidir.

Estetik alan daraltılmış darmadağın olan halkın bu alana ait eserleri neşvü nema bulamamıştır. Başta mimari olmak üzere sanatın bütün alanlarındaki anlam kaybı ferdi toplumu derinden etkilediğinden çekilmeyen çile ödenmeyen bedel kalmamıştır. İnsan inşa edemeyen kültür mekân anlayışını yerle bir etmiş çarpık kentleşme ruhsuz insanlar çoğalmış bunun sonu ise yıkımdan başka bir şey olmamıştır.

Dünyanın ilerleyen yıllarda alacağı şekli ön görmeden yoksun olan idareciler kendi saltanatları adına yarınlarımızı heba etmiştir.

Hak batıl savaşının varlığı kıyamete kadar devam edecektir.