Geçen hafta içinde Malatya’ya Türk Ocağı toplantısı için gittim. Yol arkadaşlarım Murat Aras, Ertan Göl, İzzet Sargın, Tamer Okuç idi. 9 Mayıs 2026 tarihinde programlanan gezi için başlangıçta on kişi vardık ama yola ancak beş kişi ile çıktık bu durumu önce biraz yadırgadım hazırlıkların yapıldığı toplantıya Maraş’tan on kişinin katılımı yerinde olurdu.

1912 yılanda kurulan Türk Ocağı bugün toplumun entelektüel insanların buluştuğu önemli merkezlerden. Maraş Türk Ocağı 1924 ‘den beri faaliyette bulunan kadim ocaklardan biri. Türk Ocağı ne yapar? Tek cümle ile ifada etmek gerekirse Türk Milletinin Bekası için gereken ne ise onu yapar aksiyon ise aksiyon fikir ise fikir.

Hars Üyesi olarak Abdullah Tekinşen’in davetiyle katıldığım Türk Ocağında yirmi beş yılı geride bıraktım.

Malatya yolcuğumuz Maraş Eczacı Odası önünden 9 Mayıs 2026 günü saat altı sularında başladı ve Pazarcık, Gölbaşı, Erkenek, Doğanşehir ve Malatya şehir merkezi toplantı noktasına varmakla tamamlandı. Sabah kahvaltısını takip eden süreçte Kent Konseyi Salonuna geçildi ve toplantı programı icra edildi.

Öğle yemeği arasında Malatya Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı , Yeşilyurt Belediye Başkanının katılımı ile tanışılıp beraberlik sağlandı. Vali Beyin konuşması Milli Değerlerin önemi üzerine olurken Belediye Başkanı Malatya yerel hizmetlerini anlattı.

Tekrar toplantı salonuna geçtiğimizde Türk Ocakları genel başkanı Mehmet Öz başkanlığında gündem icra edildi. Mehmet ÖZ bey: gençlik sorunları, aile, unutkanlık, ciddiyet eksikliği, digergamlık üzerinde uzun bir konuşma gerçekleştirdi. İdris Yamantürk’ün “ Tünele girdik ama ışık yok” uyarısını defalarca tekrarladı. Ülkemiz bir süreçten geçiyor ama bu sosyolojik olarak kaotik atmosferi de beraberinde getiriyor. Savunma Sanayi atılımı vurgusu yerinde olmakla beraber düşündürücü olguların zikredilmesi kaygılarımı arttırdı. Türk Ocağının arama kurtarma grubu oluşturması konuşuldu faaliyetleri, ekipmanı hayli masraflı bir görevi gerektiren bu alana öncelik verilmesini öncelik sıralamasında öne alınmasını isabetli bulmadığımı belirtmem gerek.

Malatya Türk Ocağı başkanı Nadir Günata kent merkezli kültür sorunlarını devletimizin bekası açısından ele alarak yaptığı konuşma hayli düşündürücüydü.

Türk Ocağı erzak dağıtan bir kurum değildir. Sahada bu işi çok büyük desteklerle yapan onlarca kuruluş var. Türk Ocağı fikir üreten yön verici uyarıları yapan bir yapılanma olarak varlığını devam ettirmelidir.

İlk ilke fikirdir!

Siyaset üstü bir kurum olduğu sıkça dile getirilen Türk Ocağı aslında siyaset can suyunun kaynağı olmak zorundadır. Toplayıcılık Türk Ocağının mührüdür.

Murat Aras’ ın Maraş Türk Ocağı adına yaptığı konuşma hayli beğeni toplarken BAYRAK TUTAN BOZKURT heykelciğini armağan olarak sunması çok da şık oldu.

Programın tamamına katılmamız gerekirken mazeretle erken ayrılmamız ise Maraş Türk Ocağı açısından pek iyi olmadı aslında son ana kadar orada olmalı idik.

Yol arkadaşı olarak İzzet Sargın uyumumuzu zorladı ama Erkenek’ de içtiğim çayın tadına diyecek yoktu.