Olup biten siyaset değil bir akıl tutulması.
Yüzlerce insan milleti temsil makamında bulunurken temsile esas olan milletin kahir ekseriyetinin adalet ve hak namına yaşadığı hikmeti görmemek akıl tutulması değilse nedir?
Ordumuzun çemberi tamamlayıp PKK patırtısını bitirdiği anda masada diriltilen hamakatin maşeri vicdanda yeri yok.
“Sulh selamet isteyen cenge hazır olur” hikmetinin yankı bulduğu gönlümüz olup biteni asla kabul etmeyecektir. Kim kiminle ne anlaşması yapıyor?
Bütün bunların arkasında yer alan sosyal olgunun devlet anlayışımızı değiştirmekten kaynaklandığını görüyorum. Vatan toprakları üzerinde hakimiyet kuran yeni anlayışı tahlil etmemiz şart.
Devlet anlayışımızı bu denli değiştirmenin kime faydası var?
Başta ABD olmak üzere şer güçlerin bitmek bilmeyen emelleri bizi bu günlere getirdi. Rusya ve onun sahada uzantıları olan ülkelerin fitneleri niye bu kadar görmezden gelinir.
Dünya hakikatinden biri olan savaşı yok saymakla kendi varlığımızı yerle bir ettiğimizi iş işten geçtikten sonra mı anlaşılacak.
Terör örgütünün arkasında önünde kimlerin var olduğu bilinip dururken kaosa davetiye çıkartan bu yol Türk’ün akıl hikmet yolu değildir.
Kerim devletimiz nerede?
Liberal , sosyalizm, faşizm ve kominizm devlet modelleri asla Türk milletinin ölçüsü değildir.
Eşitlik ve hürriyet fikrini esas alan Demokrasi ise bir devlet modeli olamaz!
Türk milleti tarihin hiçbir döneminde hürriyet ve eşitliğini kimseye çiğnetmemişken Demokrasi denilen fikir sistemi bu denli yanlışa nasıl alet edilir?
Meclise temsilen gönderdiğimiz vekillerin milletimize dönüp alınan kararları gözden geçirmeleri şart.
Gidilecek yer Anadolu’nun bağrıdır.
Eşkiya bu topraklara hakim olamaz!