Edebiyat Ortamı dergisinin nitelikli yazılarından biride Zekeriya Şimşek’e ait. “ Edebiyat Dünyamızın Kronik Enfeksiyonları” başlıklı yazı edebiyatın insan ve çevre ilişkisinin bu günkü durumu hakkında bizleri bilgilendiriyor.

Edebiyat iktidara talip olmaz!

Bu döviz yazarın bakışını anlamak için bize önemli ip uçları veriyor ama durum hiç te böyle değil.

İktidardan ne anlıyoruz? Siyasi iktidarlar kadar insanlar arasında yer alan iktidar kavgaları bitip bilmez şekilde devam edip giderken ne olup bittiğinin kaç kişi farkında?

Yazının genel bütünlüğüne dönecek olursak:

1- Edebiyat ve edebiyatçı nedir?

2- Yazmak okumak arasında ne tür bir ilişki vardır?

3- Dergi niye çıkar ve edebiyat dergilerin mahfili nasıl oluşur?

4- Edebiyat ödülleri nasıl verilir kumpasları nelerdir?

5- Çocuk edebiyatı denen alanın ekonomik değeri nelere kapı aralar?

6- Roman özetin neden yapılır?

7- Çeviri nasıl yapılmalıdır?

8- Kitap fuarları ve imza günlerinin arka planında neler var?

9- Yazar şair kimdir?

10- Edebiyat öğretir mi gösterir mi?

11- Edebiyat kartviziti nasıl bir çilingirdir sosyo- ekonomik hangi kapıyı açar?

12- Eleştiri edebiyatı nedir?

Bir yazıda bütün bu konuların cevaplarının bulunması çok önemli. Zekeriya Şimşek yılların tecrübesi ve edindiği engin hikmeti paylaşmakla ne güzel bir iş yapmış. Yazı edebiyatı kendine sorun ederek başlıyor yazar ve yazı arasında ki ilişkinin boyutlarıyla şekilleniyor. Sorular soran yazar okurdan çok yazara sahip olan dergileri anlatıp dergilerin ürün yayınlama şekilleri hakkında bilgi veriyor. Sahi Türkiye’de edebiyat dergilerinin aşılmaz duvarları niye var? Traj bilgileri niye mahrem? Yazılan eserler şiir mi, roman mı, deneme mi dahası edebi türün hangisi bu tespit nasıl yapılmalı? Dağıtıma girme ihtimali olmayan yazanın elinde kalan matbu eserle edinilen yazarlık kimliği hangi deliliği örtmektedir?

Yazarlık Şimşek’in tabiriyle “ yazar/ şair , edebiyat emekçisi olarak elit değil entelektüeldir; söyleyecek sözü, derdi, iddiası olan insandır. Edebiyat , özel bir zihinsel üretkenlik alanı. Edebiyat, sinema ve tiyatro gibi seyirlik ve kolektif faaliyet değildir, yalnızlık ister”.

Devamlı görünür olmak isteyen edebiyattan çok edebiyatçının konu edildiği günümüz dünyası hayli sıkıntılı dahası sözün değeri yok gibi.

Peki ne yapmalı?

Güzeli aramak olan sanat tekrar zemin yapılarak bütün içerisinde edebiyatta iman, inanç, ahlak, hukuk, ekonomi ve estetik olgularla değerlendirilmelidir.

Sorunun çözümü vardır bu da eserle mümkündür.