Kelime manası izzet veren, ağırlayan, lütuf ve ikramı ile gönülleri şad edendir.

Şeref Allah’la beraber olmaktır. Varlık bu dünyada görülebilen bir anlık zaman süreci. İnsanın imkânları düşünüldüğünde karşısına çıkan fırsatların bilmecelerle dolu olduğu görülür. Kâinatın büyüklüğü hesap edildiğinde dünyanın büyüklüğü bir toplu iğnenin başı kadar bile kalmıyor insan tutup ta kendini kibir içinde her şeyin sahibi olarak görürse ne kötü bir durum. Allah'ın şerefli kılmasının yolu şeraitten geçer onun emir ve nehiylerine uymakla insan ikramlara ulaşır.

İslam dininin beş temel esası ele alındığında insanın bunlarla kazanacağı ne çok şey vardır. Oruç ibadetini düşündüğümüzde karşımıza ne çok hikmetler çıkıyor. Varlık ve ruh ikisi bir arada hayatı oluşturuyor bedenin gıdaya ihtiyacı var ama bu gıdalanma zaman içinde insanın her vaktini işgal edecek bir duruma gelebiliyor. Dünya hayatının sunduğu imkânlardan ötelere yol bulmak şart. Tan yeri ağarmaya başladığı andan güneş batıncaya kadar yeme, içme, cinsel arzulardan bedeni alıkoyma göründüğü gibi kolay değildir. Bu orucun görünen yanı bir de vücudun alışkanlık sonucu yaptığı işlere bir son verme durumu karşımıza çıkıyor ki işte bu an oruçla insanın buluştuğu nokta oluyor.

Kuran-ı Kerim’de "Kim şeref istiyorsa bilsin ki şeref tamamen Allah'ındır. Güzel söz O'na çıkar iyi amel onu yükseltir. Kötü şeyleri kuranlara gelince, onlar için çetin bir azap vardır. Ve onların tuzağı bozulacaktır." (Fatır 10), "Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost tutuyorlar. Onlar yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allah'a aittir." (Nisa 139) "Onların sözü seni üzmesin. Üstünlük tamamen Allah'ındır. İşiten ve bilen O'dur." (Yunus 65) şeklinde izzetle ilgili ayetleri buluyoruz.

Alemin bal şerbetinden bana ne?

İşte önümde benim ayran tasım

Ne malım ne mülküm var ne azığım

Ben yine de senin azığın olsun diye çalışırım

Senin başını sokacak bir yerin olsun diye

Senin bir dikili ağacın

Ama hürriyeti kullağa taş çatlasa satmam

Hz. Mevlâna