Kahramanmaraş 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen, bölgedeki en hızlı toparlanan şehirlerden biri olarak gösteriliyor. Evet, bugün bakıyoruz; şehrin dört bir yanında vinçler çalışıyor, binalar yükseliyor, bazıları tamamlandı bile… Devletin katkısı olmasa bu hız, bu güç mümkün olmazdı, bunu inkâr etmek vicdansızlık olur. Ancak hakkı teslim etmekle beraber yanlışı da söylemek boynumuzun borcu. Fakat gelin görün ki, bu şehrin yeniden imarında asıl eksik olan şey “akıl ve istişare”dir.
***
Yıkılanın yerine yenisi yapılıyor, tamam… Ama halkla konuşulmadan, esnafla bir masa kurulmadan, şehir dinlenmeden atılan her adım bir sonraki felaketin temelini atıyor. Deprem öncesi 100–200 metrekare dükkânı olan vatandaşa bugün 20–30 metrekarelik kutu gibi işyerleri reva görülüyor. Bu mudur esnafa destek? Bu mudur şehri ticari olarak ayağa kaldırmak? Bir esnaf 30 metrekarelik alanda nasıl ticaret yapacak? Nasıl mal koyacak? Nasıl müşteri ağırlayacak? Bu şehirde yıllarca ticaret yapmış yüzlerce insanın sesi duyulmadı mı? Yoksa gerçekten kimsenin umurunda değil mi?
***
Aynı şekilde… Deprem öncesi 100–200 metrekare evi olan vatandaşa 80 metrekare ev veriliyor. Tamam, “hiç yoktan iyidir” diye düşünenler elbette var. Ama gerçek şu ki, bugün tamamlanan evlerin yarısından fazlası kiralık durumda. Neden? Çünkü planlama yapılırken insanın gerçek ihtiyacı, yaşam kültürü, kullanım alışkanlıkları hesaba katılmadı! Bugün evler boş kalıyorsa, yarın yeni yapılan dükkânlar da boş kalacak. Bu kaçınılmaz.
***
Bir zamanlar Çocuk Bahçesi ve Uzunoluk Caddesi bu şehrin kalbiydi. İnsan selinin aktığı yerlerdi. Bugün ne hâlde olduklarını biliyoruz: Atıl, unutulmuş, nefes almayan sokaklara dönüştü. Aynı gidişat bugün Trabzon Caddesi ve Azerbaycan Bulvarı’nda yaşanacak gibi duruyor. Bu kafayla gidilirse Trabzon Caddesi ve Azerbaycan Bulvarı Çocuk Bahçesi ve Uzunoluk Caddesi gibi tarih olacak, kimse kusura bakmasın.
***
Yeni yapılan binalar Bakanlığın kontrolünde, öyle deniyor. Ama gelin görün ki Trabzon Caddesi’nde, Valilik karşısındaki yeni binalar yol kotunun 1,5 metre altında kaldı. Aylar önce uyardık. Ama kimse dönüp bakmadı. Şimdi bina bitti, ortaya çıkan manzara tam bir ibretlik.
***
Binada tuvalet yapmayı unutmuşlar! Şaka değil, gerçek. Böyle bir hatayı bir mimar nasıl yapar? Bir mühendis nasıl onaylar? Bir bakanlık nasıl görmez? Ve en önemlisi… Bu şehrin siyasetçileri nasıl susar? İşyeri ofislerinde her kata ortak tuvalet yapılmış. Açık konuşalım: Bu çağ dışı bir uygulamadır. Dünyanın hiçbir medenî ülkesinde bunun örneği yoktur. Kahramanmaraş’ı yeniden inşa etmek böyle mi olacak?
***
İstişare olmadan yapılan hiçbir imar çalışması, bu şehri ayağa kaldırmaz. Beton çok, ama akıl yoksa şehir yoktur. Kahramanmaraş’ı yeniden ayağa kaldıracak olan, tepeden inen projeler değil; bu şehrin insanının sesi, birikimi ve ortak aklıdır.