Bu yıl Kahramanmaraş’a beklenen yağmurlar düşmedi. Kuraklık kapıyı çalmışken son günlerde yağan kar, çiftçinin yüzünü güldürdü, barajlara can suyu oldu. Evet, su hayat demek. Kar rahmettir.

***

Ama karla birlikte ortaya çıkan başka bir şey var ki, belediyecilik değil, şovculuk.

Geçtiğimiz hafta şehir merkezi ve kırsalda kar etkili oldu. Belki bu kadar yoğun bir yağış beklenmiyordu; doğru. Kırsalda yollar kapandı, ulaşım aksadı. Belediyeler, karayolları, ekipler sahadaydı. Hakkını teslim edelim: Sahada emek veren işçiler, operatörler, şoförler gerçekten mücadele verdi. Alın teri döktü.

***

Ama mesele tam da burada başlıyor. Bir anda e-postalar yağmaya başladı: “Şu yolu açtık.” “Bu mahalledeyiz.” “Şu kadar araç, bu kadar personel sahada.” Sanki olağanüstü bir lütuf yapılıyormuş gibi… Sanki bu işler belediyelerin asli görevi değilmiş gibi…

***

Yetmedi. İş, adeta “şovun daniskası”na döndü. Belediye Başkanı makam aracıyla karda ilerliyor, yolda bekleyen vatandaşları aracına alıyor, ardından “talimat verdim, yol açıldı” pozları servis ediliyor.

***

Soruyorum açıkça: Bunun adı belediyecilik mi, yoksa reklam filmi mi? Sayın Başkanlar,
Siz o koltuklarda fotoğraf vermek için oturmuyorsunuz. Yol açmak sizin göreviniz.

***
Bu şehir, kriz anlarında kameraya oynayan yöneticilerden çok gördü. Ama Kahramanmaraş artık şova doymuş bir şehir. İnsanlar şov değil, çözüm istiyor. Paylaşım değil, planlama istiyor. Video değil, vizyon istiyor.

***

Kar yağınca yol açmak marifet değildir. Marifet; kar yağmadan önce hazırlıklı olmaktır. Marifet; altyapıyı güçlendirmektir. Marifet; tarımı, suyu, üretimi kalıcı politikalarla güvence altına almaktır. Bugün attığınız story’ler yarın silinir. Ama ürettiğiniz projeler, bıraktığınız eserler kalır.

***

Unutmayın:
Belediye başkanlığınız sona erdiğinde halk sizi makam aracındaki pozlarınızla değil, bu kente ne kattığınızla hatırlayacak. Eğer hatırlanmak istiyorsanız, şovu bırakın, projeler üretin.