Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve yürekleri paramparça eden saldırı sonrası herkes bir şey söylüyor. Kimi susuyor, kimi suçu başkasına atıyor. Ama en tehlikelisi, gerçeği eğip bükerek hedef şaşırtmak…

***

Öncelikle şu gerçeği net bir şekilde ortaya koyalım: Bu olayın sorumluluğunu, daha iki hafta önce göreve başlamış idarecilerin omzuna yıkmaya çalışmak, en hafif tabirle vicdansızlıktır.

***

Asıl soru şu: Bu okulda son 5 yıldır kimler görevdeydi? Ayser Çalık Ortaokulu bir zamanlar başarılarıyla anılan bir eğitim yuvasıydı. 2018 ve 2019 yıllarında elde edilen dereceler tesadüf değildi. O başarıların arkasında disiplin, yönetim ve kontrol vardı. Ancak son yıllarda o disiplinin yerini ne aldı?

***

Bugün konuşulması gereken tek şey var: Bu okulda yıllardır biriken ihmal ve yönetim zafiyeti.

***

Beş yıl boyunca o koltuklarda oturanlar; Okuldaki güvenlik açıklarını görmedi mi? Öğrenci davranışlarındaki değişimi fark etmedi mi? Riskleri analiz etmedi mi? Rehberlik mekanizmasını etkin şekilde işletmedi mi? Eğer tüm bunlar yapılmış olsaydı, bugün bu acıyı yaşıyor olur muyduk?

***

Şimdi bazı çevreler çıkmış diyor ki: “İdare değişmeseydi bu olay olmazdı.” Bu söylem gerçekleri örtbas etme çabasıdır.

***
Çünkü gerçek şu: Bir kurumda çöküş 2 haftada olmaz, yıllar içinde olur. Görevden alınan idarecilerle ilgili başlatılan soruşturma da aslında birçok şeyi anlatıyor. Demek ki ortada zaten bir problem vardı. Demek ki Milli Eğitim Müdürlüğü durduk yere böyle bir adım atmadı.

***

O halde sormak gerekiyor: Bu yöneticiler neden görevden alındı? Hangi eksiklikler, hangi ihmaller bu karara yol açtı?

***

Bugün yapılmak istenen şey günah keçisi bulmak. Çünkü ortada telafisi olmayan bir kayıp var. Bu olay bize şunu gösterdi: Bir okul sadece bina değildir. Bir okul, yönetimdir. Bir okul, sorumluluktur.

***

Bir okul, her gün yeniden kurulan bir sistemdir. Eğer o sistem yıllarca ihmal edilirse, sonuçları da ağır olur. Bugün yapılması gereken; Yeni gelen yöneticileri tartışmak değil,
yıllarca o koltukları doldurup sorumluluğunu yerine getirmeyenleri sorgulamaktır. Çünkü gerçek sorumluluk, olaydan sonra değil, olay yaşanmadan önce başlar.