Kahramanmaraş’ta son iki yılda yaşanan “İstiklalspor kenetlenmesi” dışarıdan bakınca örnek bir tablo gibi görünüyor. İş insanları, yerel aktörler, şehrin ileri gelenleri… Herkes taşın altına elini koydu. Peki, mesele sadece “destek” mi, yoksa bu desteklerin nasıl kullanıldığı mı?

***

İşte asıl tartışılması gereken yer burası. İstiklalspor, kısa sürede ciddi bir bütçe oluşturdu. Bu bütçeyle yapılan transferler, 3. Lig için lüks, 2. Lig için ise iddialı seviyedeydi. Ancak sahadaki sonuç ne oldu? Hedef şampiyonlukken, sezonu 5. sırada bitiren bir takım ve Play-Off’ta veda…

***

Şimdi sorulması gereken soru şu: Bu kadar harcama, bu kadar transfer, bu kadar “yüksek maliyetli yapı” gerçekten doğru yönetildi mi?

***

Açık konuşalım… Hiç kimse, hiçbir kulüp başkanı adı ister Gaffar Akarca olsun ister başkası cebinden milyonları karşılıksız şekilde, sürdürülebilir bir plan olmadan ortaya koymaz. Bu işin doğası bu değil. Burada asıl mesele kişisel fedakârlık değil, kurumsal akıl üretip üretilemediğidir.

***

Ve görünen o ki, İstiklalspor’da bu noktada ciddi soru işaretleri var. Özellikle “menajer sistemi” üzerinden yürüyen transfer politikası… Futbolda artık herkesin bildiği ama kimsenin açık açık konuşmak istemediği o düzen… Eğer bu sistem kontrolsüz şekilde işliyorsa, yapılan her bağış, her destek aslında yanlış bir çarkı döndürmekten başka bir işe yaramaz.

***

Şehir kenetlenmiş olabilir… Ama bu kenetlenme doğru yönetilmiyorsa, sonuç sadece hayal kırıklığı olur. Çünkü doğru planlama olsa, bu bütçeyle sadece Play-Off oynamak değil, doğrudan şampiyonluk zorlanırdı. Ama plansız transfer, günü kurtaran hamleler ve menajer odaklı yapı, kulübü sportif başarıdan çok “piyasa hareketliliğine” sürükledi.

***

İş insanı verdi, taraftar inandı, şehir sahip çıktı. Peki, sonuç harcanan milyonlar boşa gitti. Şimdi kimse çıkıp bunu “başarı” diye pazarlamasın.

***

Kulüp yönetmek zor. Evet, Gaffar Akarca ve yönetimin çabasını yok saymak haksızlık olur. Ama futbolda iyi niyet, kötü planlamayı kurtarmaz. Bu kadar kaynağın ve umudun sonunda ortaya çıkan başarı değil; kaçırılmış büyük bir fırsattır.