Bir aydır devam edip giden bir savaş da karşımıza çıkan bir kelime var o da nükleer silah.
Peki nükleer silah denilen o menemen şey ne ola ki? Kim bu silaha sahip olursa dünya hakimiyeti onun mu olacak? Tuhaf bir ikilem ile karşı karşıyayız. Silah ve güç dengesi arasında kurulan bu bağı anlamak hayli zor. Silah ile temin edilmeye çalışılan barış mı yoksa dünya eşkıyalığı mı?
Atom silahları ile dünyaya barış mı geliyor yoksa yeni dengelerle dünya düzeni mi değişiyor?
21. Yüzyıla dünya hâkimi olarak giren ABD’nin genel kodlarında savaş var. Barış üzerine bina edilmeyen bir dünya düzeninden kendi selametimize nasıl ereceğiz?
Silahlanarak dünya barışına katkımız nasıl olacak?
Konunun sorular halinde izahı hayli zor bu mevzuu hakkında yazılması gereken yazının soru cümleleriyle olması düşünce zenginliğinin boyutları açısından önemli.
Atom silahlarına sahip olan ülkeler hangileri?
Devamlı silah endüstrisinin gelişmeleri ülkemizi hangi tehlikelerden koruyacak ve biz ülke olarak silahlanma ile dünya üzerinde nasıl bir yer edineceğiz ki saadetli toplum inşa edilsin?
Bilgi teknolojileri bizi nereye götürüyor?
Kendi varlığımıza koruma adına yapılacak bir yatırım öz varlığımızda yer alan kâdim değerlerimizi tanıtmaya yarar bir yol olacak mı?
Nükleer silaha sahip olan üçüncü dünya ülkelerinin refah seviyesi hayli düşündürücü. Nasıl bir tezgah var anlayıp yorumlayana aşk olsun.
Başa dönelim isterseniz.
İnsanı yaşatan temel değerleri şöyle bir sıralayayım:
YASA, ADALET, TANRI, BİLGİ, BESLENME, DÜZEN, KİMLİK, KORKU, GÜÇ, GÜVENLİK, HAK, SAVAŞ.
Hal keyfiyet böyle.
İnsanı var kılan erdemler yüzyıllar boyu varlığımızı korudu.
Şimdi savaş adına yapılan bu cinneti anlamak zor değil. Molokperestlik yani Mülkü, Devleti ve Güç’ü putlaştıran YENİ DÜNYA DÜZENİ İblis cenderesinden başka bir şey değildir.
İktidar hırsı, para ve hayvani cinsellik şerrin üç ayağı olmuştur.
Uluslararası şirketler aracılığı ile şirketleşen sözüm ona devletler bu oyunun baş aktörleri haline gelmiş durumdalar.
Barış bizim ölçümüz olacak nükleer silah insanlığa asla saadeti getirmeyecek. İslam’ın ebedi sulh çağrısı yine yolumuzu aydınlatacak. Allah’ın barış çağrısı ve esenliği üstümüzden eksik olmasın da yaşayabilelim.