Mehmet Akif Çanakkale Savaşı’nın başladığı 1914’ün Ekim ayının sonlarına doğru Başkumandan Vekili Enver Paşa’nın görevlendirmesiyle Almanya’ya gönderilmişti. Vazifesi Almanya’ya esir düşen müslümanları ikna ederek Osmanlı Devleti’nin cephesine katılmaları için ikna etmekti.

Akif, Berlin’deydi. Berlin’de Çanakkale Cephesi’nin açıldığını duydu. Akif’in ‘Berlin Hatıraları’ isimli şiirinde bir bölüm vardır. Merhum Akif, ‘Korkma’ ifadesini ilk defa Berlin Hatıraları şiirinde kullanmıştı. Daha sonra ifadeyi İstiklal Marşı’mızda da kullanmıştı.

‘Korkma’ ifadesinin geçmişi 1400 yıl öncesine dayanıyor. Efendimiz Hz. Muhammed, hicretteyken Ebubekir (r.a) ile birlikte Sevr Mağarası’na sığınıyorlar. Sevr Mağarası’na girmeden önce Hz. Ebubekir, yılan var mı diye kontrol ediyor. Üzerindeki elbiseyi yırtarak yılan yuvalarını kapatıyor. Daha sonra Hz. Muhammed (s.a.v.)’ i davet ediyor. O esnada bir delik açıkta kalıyor. O deliğe Hz. Ebubekir (r.a), ayak tabanını dayıyor. Bu arada müşriklerde takibe devam ediyor. O esnada Hz. Muhammed(s.a.v.) ‘ endişe etme’ ‘korkma’ diyor. Bu söz Akif’ e ilham oluyor. Akif, bu şuurla Çanakkale Cephesi’nin kıymetini biliyor. Çanakkale düşerse, İstanbul düşecek. İstanbul düşerse, Harameyn düşecek. Akif, bu şuurla Berlin Hatıralı eserinde ‘Bu cephe yıkılmaz’ diyordu. Korkma diyordu. O cephe sarsılmadı. ‘Asımın Nesli’ dik durdu. O cepheyi sarsmadı. Geçit vermedi. Çanakkale geçilmedi ve Mehmetçik, insanlık tarihinin hafızasına ‘Çanakkale geçilmez’ ifadesini kanıyla nakşetti.

Mehmet  Akif, meşhur Çanakkale Şehitlerine ithaf ettiği şiirini de yine bir devlet vazifesi olarak  Necef Çölleri’nde yazdı. Teşkilat-ı Mahsusa’nın yiğitlerinden Kuşçubaşı Eşref ile birlikte oradaki Arap kavimlerini cihata davet için gitmişti. El- Muazzama İstasyonu’nda Çanakkale Zaferi’nin haberi geldi. Başkumandan Vekili Enver Paşa, ülkedeki tüm şairleri, ressamları oradaki yaşanan olayları ve kahramanlıkları eserlerine geçirmesi için Çanakkale’ye getirmişti. Akif, Çanakkale Şehitlerine şiirini o cepheyi hiç görmeden yazdı.  Orada yaşanan büyük mücadeleyi tarihe nakşedilmesi için o destanı yazdı.