Kahramanmaraş ile Gaziantep sürekli kıyaslanan iki şehir. Coğrafi konumu itibariyle Kahramanmaraş, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi. Ormanlık alanları, su zenginliği, yaylaları ve dört mevsimin tam anlamıyla hissedildiği nadir kentlerden biri. Ancak bu kadim şehir ne yazık ki hak ettiği değeri ve ilgiyi göremiyor. Gerçek zenginlikleri yeterince ortaya çıkarılamıyor, hep ikinci planda bırakılıyor. Komşu şehir Gaziantep tam bir turizm kentine dönüşürken, Kahramanmaraş sahip olduğu doğal zenginliklere rağmen hala bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirebilmiş değil.

REKABET KAÇINILMAZ HALE GELDİ

Evet, bu iki şehri sürekli kıyaslıyoruz. Her zaman da dile getiriyoruz: “Kahramanmaraş değer görmüyor.” Peki buna ne zaman dur denilecek? Aslında bir yarışın içine girmek çok doğru olmasa da ortada bir gerçek var: fiili bir rekabet söz konusu. Herkesin dilinde Gaziantep ile Kahramanmaraş’ın karşılaştırılması var.

KALELERDEKİ FARK HER ŞEYİ ANLATIYOR

Kahramanmaraş Kalesi yıllardır kapalıydı. Depremde hasar görmesiyle birlikte tamamen ziyarete kapandı. Restorasyon çalışmalarına başlandı evet, ancak görünen o ki süreç oldukça yavaş ilerliyor. Oysa Gaziantep Kalesi de depremde hasar almış, ziyarete kapatılmıştı. Yapılan çalışmaların ardından yeniden açıldı. Bu gelişme elbette sevindirici. Darısı bizim kalemize diyelim.

TURİZMİN KALBİ: MÜZELER

Gelelim turizmin en önemli unsurlarından biri olan müzelere…

Gaziantep’te 19 müze bulunuyor. Kahramanmaraş’ta ise bu sayı ne yazık ki oldukça yetersiz. Tarihiyle, kültürüyle ve gelenekleriyle öne çıkan bu şehirde sadece dört müze bulunuyor. Peki bu müzeler ne kadar biliniyor, ne kadar ziyaret ediliyor?

Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi, içerisinde 3 bin 500 yıllık fil iskeleti, Maraş Aslanı ve Domuztepe Höyüğü gibi önemli eserleri barındırıyor. Şehrin en kapsamlı müzesi konumunda. Depremlerde hasar almıştı, ancak 2025 yılının Ağustos ayında tadilatının tamamlanmasıyla yeniden ziyarete açıldı ve şu an aktif olarak hizmet veriyor.

Kahramanmaraş Etnografya Müzesi… Birçoğumuz belki de ismini ilk kez duyuyor. Hatta yerini bile bilmiyor olabiliriz. Yörük Selim Devlet Hastanesi’ne çıkarken sağ tarafta kalan, bir dönem Valilik Binası olarak kullanılan 122 yıllık tarihi konak bugün müze olarak hizmet veriyor.

Yedi Güzel Adam Müzesi… Edebiyat şehri Kahramanmaraş’ın; Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay gibi önemli isimlerini yaşatan bu müze ve kütüphane hala restorasyon aşamasında. Umuyoruz ki yaklaşık bir yıl içinde yeniden kapılarını açacak.

Germanicia Antik Kenti ise şehrin tarihine ışık tutan en önemli alanlardan biri. Roma İmparatoru Caligula’nın desteğiyle Kommagene Kralı IV. Antiochos tarafından “İmparator Şehri” anlamına gelen Caesarea Germanicia adıyla anılan bu kadim kent, Ahır Dağı’nın güney eteklerinde yer alıyor. Mozaikleri ve tarihi dokusuyla büyük bir potansiyele sahip. Ancak uzun yıllar ziyarete kapalı kaldı. Nihayet geçtiğimiz Kasım ayında önemli bir adım atılarak, 2007’den bu yana kapalı olan mozaikli iki parsel ziyaretçilere açıldı.

Bizim müzelerimiz bu şekilde…

TABLO ORTADA

Bir de Gaziantep’teki müzelere baktığımızda karşımıza oldukça geniş bir liste çıkıyor: Gaziantep Arkeoloji Müzesi, Zeugma Mozaik Müzesi, Hasan Süzer Etnoğrafya Müzesi, Yesemek Açık Hava Müzesi, Bayazhan Gaziantep Kent Müzesi, Gaziantep Mevlevihanesi Vakıf Müzesi, Gaziantep Kültür Tarihi Müzesi, Şahinbey Milli Mücadele Müzesi, Emine Göğüş Mutfak Müzesi, Gaziantep Atatürk Anı Müzesi, Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, Medusa Cam Eserler Müzesi, Ali İhsan Göğüş Müzesi ve Gaziantep Araştırmaları Merkezi, Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi, İslam Bilim Tarihi Müzesi, Gaziantep Hamam Müzesi, Yaşayan Müze Gümrük Han, Gaziantep Zooloji ve Doğa Müzesi ve 15 Temmuz Demokrasi Müzesi…

Bunların tek tek detaylarını da yazardım ama sanırım bu kadarı bile tabloyu net şekilde ortaya koymaya yetiyor…