Kahramanmaraş'ta depremden sonra en hızlı büyüyen bölgelerin başında Önsen ve Fatmalı geliyor. Bugün o bölgelere giden herkes şunu söylüyor: "Buraya adeta yeni bir şehir kurulmuş." Binlerce insan ev sahibi oldu, deprem konutları yapıldı, yeni yollar açıldı, altyapılar oluşturuldu. Şehrin geleceği olarak gösterilen bölgeler bir anda Kahramanmaraş'ın yeni yaşam merkezine dönüştü.
***
Ancak dün yaşananlar, bu şehrin nasıl yönetildiği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu. Kaçak olduğu tespit edilen yapılar için yıkım kararı uygulanmak istendi. Vatandaş tepki gösterdi, yollar kapatıldı, iş makinelerinin önüne geçildi.
***
Peki, vatandaşın öfkesi kime yöneldi? Onikişubat Belediyesi'ne... Oysa ortada herkesin bilmesi gereken çok net bir gerçek var. Bu yıkım kararını alan kurum Onikişubat Belediyesi değil. Kararı veren Tarım ve Orman Bakanlığı. Kahramanmaraş'taki uygulayıcı kurum ise Tarım ve Orman İl Müdürlüğü. Belediye sadece alınmış ve kesinleşmiş bir kararı yerine getirmekle yükümlü.
***
Yani bugün vatandaşın hedef tahtasına koyduğu belediye aslında karar mercii değil. Ama nedense ortada sessiz kalan başka isimler var. Mesela eski Tarım ve Orman Bakanı, bugün AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili olan Vahit Kirişci... Üstelik TBMM'de tarımla ilgili en etkili isimlerden biri.
Mesela Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat... O da Kahramanmaraşlı.
***
Şimdi sormak gerekiyor: Şehrin ortasında böyle büyük bir kriz yaşanırken neden tek bir açıklama yapmıyorlar? Neden vatandaşın karşısına çıkıp süreci anlatmıyorlar? Neden insanlar belediyeye yüklenirken asıl yetkili kurumlar sessizliğe gömülüyor?
***
Eğer bu yapılar kaçaksa elbette hukuk uygulanmalıdır. Buna kimsenin itirazı yok. Kanun herkes için geçerliyse uygulanmalıdır. Ama mesele tam da burada başlıyor. Kahramanmaraş'ta kaçak yapılaşma yeni mi ortaya çıktı? Bu şehirde yıllardır orman arazilerine, hazine arazilerine, tarım alanlarına yapılan yüzlerce, binlerce yapı yok mu? Kılavuzlu çevresinde yok mu? Ahırdağ zirvelerinde yok mu? Kazma Bağları'nda yok mu? Şehrin dört bir yanında yıllardır göz göre göre yükselen yapılar yok mu? Önsen'deki evler bir gecede mi yapıldı? Fatmalı'daki yapılar bir sabah ansızın mı ortaya çıktı?
***
Yıllardır yükselen duvarları, dökülen betonları, çekilen elektrik hatlarını, bağlanan su aboneliklerini kimse görmedi mi? Bugün "kaçak" denilen yapılar inşa edilirken herkesin gözü kapalı mıydı? Vatandaş şimdi bunu soruyor. Eğer bu kadar kararlıysanız, aynı kararlılığı Kılavuzlu çevresindeki yapılarda da gösterecek misiniz? Kazma Bağları'ndaki kaçak yapılara da sıra gelecek mi? Yoksa yine her zamanki gibi bazı bölgeler dokunulmaz, bazı bölgeler müdahaleye açık mı olacak? Yıllarca göz yumulan yapılara bugün bir sabah ansızın "kaçak" denilerek kepçe gönderilmesi vatandaşın kafasında doğal olarak soru işaretleri oluşturuyor.
***
Bu şehir depremden sonra zaten ağır yaralar aldı. İnsanlar evsiz kaldı. İşsiz kaldı. Borç altında kaldı.
Şimdi ise herkes birbirine bakıyor. Belediye suçlanıyor. Vatandaş mağdur olduğunu söylüyor. Yetkili kurumlar susuyor. Milletvekilleri susuyor. Bakan yardımcıları susuyor. Bir tek konuşması gerekenler konuşmuyor.