Türkiye Sigorta Basketbol Ligi 25. Haftasın da Skor Değil, Seviye Kaybetti
Şehrimizin takımı Kipaş İstiklal Spor, deplasmanda Konya Büyükşehir Belediyespor’a yenildi.
Skoru yazmıyorum. Çünkü o gün kaybeden sayı hanesi değildi; seviye kaybetti, ahlak kaybetti, insanlık kaybetti.
Basketbol bir salon sporudur. Kültür ister, disiplin ister, saygı ister. Ama o gün salonda gördüğümüz şey basketbol atmosferi değil, kontrolsüz bir öfke gösterisiydi. Deplasman takımının benchinin dibine konuşlandırılmış organize bir grup… Maç boyunca edilen küfürler, bel altı tezahüratlar, tehditler… Kadın var, çocuk var demeden savrulan sözler…
Bu, taraftarlık değildir.
Bu, spor değildir.
Bu, düpedüz provokasyondur.
Yarım asırdır bir şekilde bu oyunun içindeyim. Sert deplasman gördüm, hakem olarak baskı gördüm. Ama bir takımın oyuncularının kulağının dibinde sistemli hakaretle sindirilmeye çalışıldığı bir düzeni ilk kez bu kadar çıplak gördüm. Buna “ev sahibi avantajı” denemez. Bunun adı psikolojik saldırıdır.
En ağır olan neydi biliyor musunuz?
Protokolden yükselen o cümle:
“Sizi bir hafta besledik.”
Yüzyılın felaketinden sonra başka bir şehre sığınmış insanlara yapılan yardımın tribünde başa kakılması… İşte o an basketbol bitti. O söz, atılan bütün sayılardan daha ağırdı. Yardımın reklamı olmaz. İnsanlık borç defteriyle tutulmaz.
Üstelik bu maç Mübarek Ramazan gününde oynandı.
Peki Kipaş İstiklal Spor ne yaptı?
Hiçbir şey.
Yani olması gerekeni yaptı.
Tek bir oyuncu karşılık vermedi.
Tek bir yönetici tribüne dönüp el kol hareketi yapmadı.
Soyunma odasına giderken edilen en ağır küfürlere rağmen başlar öne eğildi, adımlar hızlandı, susuldu.
Kahramanmaraş'ta yaşamış manevi önderlerin halkın içinden bir şekilde yetiştiğini ve ithalci olmadığını yönetimimiz, taraftarımız, sporcularımız bu salonda bir kez daha kendini gösterdi.
İşte asalet budur.
İşte karakter budur.
Evet, bir noktadan sonra oyuncuların dikkati dağıldı. Elbette dağılırsın. İnsan olan etkilenir. Eşlerimiz yanımızdayken “Buradan nasıl çıkacağız?” diye düşünmek zorunda kaldık. Basketbol konuşmamız gereken bir günde can güvenliğimizi düşündük.
Bu utanç tablosuna rağmen müdahale edilmemesi ise ayrı bir skandaldır. Federasyonun gözlemcisi o gün ne gördü, ne yazdı merak ediyorum. Eğer bu yaşananlar sıradanlaştırılırsa yarın daha büyüğü yaşanır. Salon sporları disiplinle ayakta kalır; başıboşlukla değil.
Konya’da o gün kazanan olmadı.
Kaybeden sadece basketbol oldu.
Hoşgörü söylemle değil, davranışla ölçülür."
Ama bir gerçek var ki altını kalın çizgiyle yazıyorum:
Kipaş İstiklal Spor maçı kaybetti belki…
Fakat onurunu, vakarını ve duruşunu kaybetmedi.
Son sözüm;
Bazı yenilgiler insanı küçültmez.
Bazı galibiyetler ise insanı büyütmez.
Başka yazılarda görüşmek üzere esen kalın.
Mehmet Oğuz Kurt