Günümüz dünyasında yapay zeka artık sadece teknolojiyi değil, yaşamın temel dokusunu değiştiren bir devrim olarak karşımızda duruyor. 10 yıl öncesine kadar bilim kurgu filmi olarak izlediğimiz senaryolar artık hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Yapay zeka algoritmaları kullanarak derin öğrenme teknoloji sayesinde makinelerin insan zekâsını taklit edecek biçimde veri işleme, öğrenme, karar verme ve problem çözme yeteneklerini kazanmasına dayanır. Bu süreç, çok katmanlı bir yapıdan oluşur ve temel olarak veri toplama, veri işleme, model oluşturma, öğrenme ve karar verme aşamalarını içerir. Bu süreçte insanların yapay zekayı katlanarak kullanma alışkanlığı da onun daha da akıllanmasına, gelişmesine sebep oluyor çünkü ne kadar çok veri işlenirse o kadar çok gelişiyor.
Yapay zekâ, en basit tanımıyla insan benzeri düşünme ve öğrenme yeteneğine sahip sistemleri ifade ediyor. Ancak onun etkisi yalnızca teknoloji meraklılarını ilgilendiren bir alan olmaktan çoktan çıktı. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan ekonomiye kadar hemen her alanda yapay zekânın izlerini görmek mümkün.
Sonuç olarak yapay zekâya sırtımızı dönmek mümkün değil; önemli olan onunla nasıl bir gelecek inşa edeceğimizi doğru sorularla şekillendirmek.