Yıllar nasılda geçiyor. Konya’da bulunduğum seksenli yılların ortalarında çoşkulu bir haber almış ALTINOLUK adlı bir dergi hikmetin burçlarına ilave edilecek diye de duymuştum bu oldu. Şimdi aylık olarak yayınlanan ALTINOLUK dergisi bugün kırk yılı geride bıraktı. Dergi ile tanışan genç insanlar bugün olgunluk yaşlarına geldiler.
Kutlarım daha nice uzun yıllara.
Şubat dergi sayısı NEFİSLER AZDIKÇA AZDI ÇARE TERBİYE VE TEZKİYE başlığı ile yayınlandı. İşin vahameti demek ortada. Altınoluk acı bir olayı derginin kapağına taşımış ise bundan alınacak çok dersler vardır.
Nefis nedir, çareye neden ihtiyaç var, terbiye ve tezkiye ne manaya gelir? İnsanı tamamlayan ruh, nefis ve cesettir. İnsan bunların toplamından müteşekkil bir varlık. Varlığın devam etmesi bir ihtiyaç ama bu zor mu zor. Kadim yol olan dini mübini İslam bunun yol ve yöntemini ayan beyan izah etti. Vahyin ışığında aklın kontrolü ve Resulün hikmetiyle insan her dem istikameti bulabilir.
Dinin yüzyıllar içinde akıl dışı bir alana itilmesi bu alandan gelecek olan bilgileri ihmal ettirince bunun ağır bedeli omuzlarımıza yüklendi. Lütfi Arslan Bey can hıraş bir feryatla bakın ne diyor “ yaşadığımız bir fitne ve afettir… Terbiye ve tezkiyeye ihtiyaç hiç bu kadar belirgin olmamıştı…Terbiye ve tezkiye bir zorunluluktur…Bir inşa meselesidir…BU GÜN İHTİYAÇ DUYDUĞUMUZ ŞEY NEFSİN TAŞKINLIĞINA KARŞI YALNIZ KAHRAMANLIKLAR DEĞİL;TERBİYEYİ ÇOĞALTAN , NEZAKATİ GÖRÜNÜR KILAN, EDEBİ YENİDEN MERKEZE ALAN BİR SADIKLAR İTTİFAKIDIR” efendim bu adam daha başka ne desin Allah aşkına !
Bilal Akyol MELAİKE KAĞIDI SEVER başlıklı yazısında dile getirdiği o saf çocukluk dönemini hatırlayıp dursun bilsin ki o demler bir daha gelmeyecektir. Din çocuk masumiyetiyle başlayan ama kamil akılla tamamlanıp yaşanılan bir dostluk yoludur. Artan dini bilginin can suyunu bulandırması ülkemizin yaşadığı sosyal olguların sonucudur aynı zamanda bilginin kritik edilmesi gerektiğine işaret eder ama dini heyecan daha da ulvi ve elzemdir. Zafer Özer beyin dergi tarafından farklı İslam coğrafyalarına gönderilip yazı yazdırılması teklif ediyorum. Gözlemlerine hikmetin katan bu tür yazılar bizlerde memleket sevgisini artıracaktır.
Adem Ergül Hoca yine kalemin hikmetini yazısına konu edinip teferruatlı yazısıyla nice müşkilleri ortadan kaldırmış ki teşekkürlerim az bile.
Şubat ayı merhum Sami Efendinin ölüm yılıdır. Değerli üstada dair hatıralar bir değil birkaç defa okunsa sezadır.
Hidayet Erdoğan hoca dergiye fıkıh yazılarıyla ayrı bir ahenk verdi. İlmi metod güncel konular ve fıkhın bugünkü çözüm yolları ilerleyen yıllarda nice hikmetleri ortaya çıkaracaktır. Ölüm İddeti başlıklı yazıyı bu bakış açısıyla okumanızı öneririm.
Abdullah Sert Hoca Efendi yine klasik tarzda bir konuyu ele alıp bize anlatıyor bu üslup kadim yolun şekil ve şemailidir böyle okunup biline. Dünya Gündemi Beytullah Demircioğlu’na emanet üst bir bakış ve derlemeyi yazılarda görebiliyoruz. Bir ara TÜRKİYE GÜNDEMİ’ ni yazan Bilal Akyol’ un bu meyanda yeni yazıları acaba nerede?