Spor, yalnızca skor tabelasında yazan rakamlardan ibaret değildir. Spor; bireyin kendini tanıdığı, toplumun birlikte nefes aldığı, ortak bir kültürün ve disiplinin inşa edildiği büyük bir okuldur. Çocuk yaşta sporla tanışan birey, paylaşmayı, kaybetmeyi, kazanmayı ve en önemlisi mücadele etmeyi öğrenir. Sahada kurulan arkadaşlıklar, tribünde oluşan birliktelik duygusu, sporun sosyalleşmeye sunduğu en kıymetli katkılardandır.
Spor, bireyin fiziksel gelişiminin yanı sıra zihinsel ve psikolojik dünyasını da şekillendirir. Düzenli spor yapan bireyde özgüven artar, stres azalır, disiplin duygusu gelişir. Bugün bilimsel olarak da kabul edilen bir gerçek var ki; spor, depresyon ve kaygı bozukluklarına karşı en doğal tedavi yöntemlerinden biridir.
Bu yönüyle spor, sadece modern çağın değil, insanlık tarihinin de vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), insanlara yalnızca dini konularda değil, sağlıklı bir yaşam sürmeleri konusunda da örnek olmuştur. Bedene verilen değerin, ruh sağlığıyla da bağlantılı olduğunu bilen Peygamberimiz, spor yapmayı ve güçlü olmayı önemsemiş, yüzme, okçuluk, ata binme ve güreş gibi sporların yapılmasında ümmetini teşvik etmiştir.“Çocuklarınıza yüzmeyi, ok atmayı ve ata binmeyi öğretiniz” buyruğu, sporun bir eğlenceden öte bir yaşam disiplini olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de spora yalnızca bedensel bir faaliyet olarak bakmamış, onu çağdaş toplumun temel yapı taşlarından biri olarak görmüştür. “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözü, Türk sporunun pusulası niteliğindedir. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” ifadesi beden sağlığı ile zihinsel gelişim arasındaki güçlü bağı vurgulamaktadır. Atatürk’e göre düşünen, üreten ve ülkesine faydalı bireyler yetiştirmenin yolu, bedensel olarak sağlıklı olmaktan geçmektedir. Bu nedenle spor, gençlerin eğitiminde vazgeçilmez bir unsur olmalıdır.
Gelelim şehrimizin basketbol takımına…
Kipaş İstiklal Spor, bu hafta ligde maç oynamadı. Türkiye Sigorta Erkekler Federasyon Kupası’na katılamamanın da etkisiyle takım haftayı yalnızca antrenmanlarla geçirdi. Elbette bu durum, maç temposundan uzak kalmak anlamına geliyor. Daha da önemlisi; rakiplerin sahaya çıkıp maç yaparak form tuttuğu bir haftada, Kipaş İstiklal Spor’un yerinde sayması önümüzdeki haftalarda puan tablosunda alt sıralara doğru düşmesine neden olabilir. Sezonun bu kritik döneminde her maçın, her haftanın değeri altın kadar kıymetliyken; kupada yer alamamak ve ligde maçsız geçilen haftalar, takım adına önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Antrenmanlar elbette önemli, ancak maç atmosferiyle ölçülmeyecek kadar farklı bir etkinlik. Burada hem teknik ekibe hem de yönetimsel planlamaya düşen sorumluluk büyük. Kipaş İstiklal Spor’un bu süreci bir kayıp değil, doğru değerlendirilmiş bir hazırlık dönemine çevirmesi şart. Aksi halde, bugün “geçici” görülen puan kayıpları yarın telafisi zor sonuçlara dönüşebilir.
Spor; sabır, emek ve süreklilik ister.
Sahada olduğu kadar saha dışında da doğru adımlar atılmasını zorunlu kılar.
Kipaş İstiklal Spor’un, bu haftayı sadece dinlenerek değil; ders çıkararak geçirdiğini önümüzdeki haftalarda görmek istiyoruz. Çünkü bu şehir, mücadele eden ve vazgeçmeyen bir takımı her zaman başının üstünde taşımıştır ve taşımaya devam edecektir.
Başka yazılarda görüşmek üzere esen kalın.
Mehmet Oğuz Kurt