Türkiye Basketbol Ligi’nde artık sezonun en kritik dönemine girildi. Ligin son virajında her maçın değeri iki, hatta üç katına çıkıyor. Çünkü bu aşamada alınan bir galibiyet sizi play-off potasında tutarken, kaybedilen bir karşılaşma aylarca verilen emeği bir anda boşa çıkarabiliyor.

İşte tam da böyle bir haftada şehrimizin takımı Kipaş İstiklal Spor, kendi sahasında MKE Ankaragücü’nü ağırladı. Tribünler galibiyet bekliyordu. Şehir, play-off yolunda kritik bir adım görmek istiyordu. Kâğıt üzerinde favori olan taraf da Kipaş İstiklal Spor’du. Ancak basketbol kâğıt üzerinde değil parkede oynanıyor. Parkede ortaya konan tablo ise 90-96’lık mağlubiyetle sonuçlandı ve şehir bir kez daha büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Sezonun bu bölümünden sonra oynanan her maç adeta bir final niteliği taşıyor. Böyle bir süreçte sahaya çıkan bir takımın son ana kadar mücadele etmesi, her top için savaşması ve savunmada sertliğini ortaya koyması gerekir. Ancak Kipaş İstiklal Spor’da özellikle savunma zaafı artık kronik bir sorun haline gelmiş durumda. Rakip kim olursa olsun, ligin hangi sırasında bulunursa bulunsun potada rahat sayılar bulabiliyor.

Basketbolda savunma yapmadan, mücadele etmeden ve sertlik koymadan başarı yakalamak mümkün değildir. Koç Serkan Erdoğan’ın bu sorunu çözmek için çaba gösterdiği açık. Ancak mevcut kadronun savunma direncinin istenilen seviyeye ulaşamadığı da ortada.

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz hafta Bursa temsilcisi Final Spor karşısında basit hatalar sonucu kaybedilen bir maç vardı. O karşılaşma adeta rakibe hediye edilmişti. Bu hafta ise tablo daha da can sıkıcı bir hal aldı. Hedefi olan bir takımın, kendi sahasında ligin alt sıralarında yer alan ve düşme hattından kurtulma mücadelesi veren Ankaragücü’nü tartışmasız şekilde yenmesi gerekiyordu. Play-off umutlarını canlı tutmanın başka yolu yoktu. Ancak parkede işler beklendiği gibi gitmedi ve maç hüsranla sonuçlandı.

Karşılaşmanın kırılma anlarında sahneye Ankaragücü’nün oyun kurucusu Jakob Pullen çıktı. Kritik anlarda bulduğu üçlüklerle maça damgasını vurdu. Kipaş İstiklal Spor ise onu durdurabilecek etkili bir savunma planı ortaya koyamadı. Pullen’ın attığı üçlükler maçın kaderini belirledi. Rakibin 2.13’lük pivotu Ramazan Demir pota altını boy avantajıyla etkili bir şekilde kapatmışken, kısa oyuncuların ısrarla içeri girip zor pozisyonlar deneyerek atış yapmak istemesi de ayrı bir planlama eksikliği olarak dikkat çekti.

Basketbolda rakip analizi büyük önem taşır. Rakibin en skorer oyuncusunu kontrol altına alamazsanız ve ona rahat şut imkânı tanırsanız bunun bedelini mutlaka ödersiniz. Nitekim bu maçta da aynen böyle oldu.

Ankaragücü karşılaşmayı üç sayılık atışlarda yüzde 42 isabet oranıyla tamamlarken, Kipaş İstiklal Spor yüzde 27’de kaldı. Üstelik bu şutların önemli bir bölümü set hücumlarından değil, aceleyle kullanılan bireysel denemelerden geldi.

Sezon boyunca Kipaş İstiklal Spor’un skor yükünü büyük ölçüde 1 ve 2 numaralı oyuncular çekiyordu. Bu oyunculardan birinde form düşüşü yaşandığında takım hücumda ciddi sıkıntı yaşıyor. Nitekim son haftalarda gard Burak Gözeneli’nin performansında gözle görülür bir düşüş var. Onun skor katkısı azalınca takım hücumda tıkanıyor. Bu boşluğu dolduracak alternatif bir oyuncunun ortaya çıkmaması da sorunu büyütüyor.

Uzun oyuncuların skor katkısının sınırlı olması hücum yükünü daha da ağırlaştırıyor. Bunun yanında sahada zaman zaman konsantrasyon eksikliği ve kopuk bir görüntü de dikkat çekiyor. Oysa basketbolda başarı için en önemli unsur takım olabilmektir. Birlikte savunma yapmak, birlikte hücum etmek ve birlikte mücadele etmek gerekir.

Kipaş İstiklal Spor bu sezon kazanması gereken 5-6 maçı basit hatalar yüzünden kaybetti. Artık bu kadar ikram, bu kadar yumuşaklık yeter. Basketbol sahasında aşırı kibarlığın karşılığı çoğu zaman mağlubiyet olur.

Oysa bu kadro daha önce bu ligde çok iyi basketbol oynadı ve önemli galibiyetler aldı. Peki şimdi ne değişti? Kendi sahasında ligin alt sıralarındaki takımlara neden kaybediyor? İşte bu soruların cevabını bulmak ve motivasyon eksikliğini gidermek zorunda.

Basketbol son saniyeye kadar inanç gerektirir. İnanmazsan kazanamazsın!

Önümüzde şimdi Pizza Bulls deplasmanı var. Play-off hedefi gerçekten sürdürülmek isteniyorsa bu maç artık bir seçenek değil, zorunlu bir galibiyet haline gelmiştir.

Ardından bayram haftasında Yalova Spor maçı nedeniyle lige ara verilecek. Bu süre takım için önemli bir fırsat olabilir. Olumsuz faktörler giderilmeli, savunma sertliği artırılmalı ve en önemlisi takım kimliği yeniden oluşturulmalıdır.

4 Nisan’da deplasmanda oynanacak Parmos Bandırma karşılaşmasına ise çok daha güçlü ve inançlı bir şekilde çıkılması gerekiyor.

Sezonun son bölümüne girilirken artık her maçın değeri daha da arttı. Eğer play-off hedefi sürdürülmek isteniyorsa Kipaş İstiklal Spor’un yeniden takım ruhunu yakalaması ve sahaya daha kararlı bir karakter koyması şart.

Artık sözün bittiği yere yaklaşıyoruz.

Kipaş İstiklal Spor ya bu gidişata “dur” diyecek…

Ya da kaçan play-off treninin ardından bakmak zorunda kalacak.

Başka yazılarda görüşmek üzere, esen kalın.

Mehmet Oğuz Kurt