Türkiye Sigorta Basketbol Ligi 23. haftasında 15 Şubat ta Kahramanmaraş’ta oynanan maç, sezonun kırılma anlarından biriydi. Kipaş İstiklal Spor ile Harem Spor arasındaki mücadele, tabelaya ev sahibi takımın lehine 84-83 yazıldı ama hikâyesi bundan çok ama çok daha derindi.

Maçın başında sahada favori gibi durmayan bir Kipaş İstiklal vardı. Rakibini “cepte” görmenin rehaveti ilk çeyreğin ortasına kadar hissedildi. Harem Spor daha diri, daha iştahlıydı ve ilk periyodu 21-18 önde kapattı. Basketbolun en klişe ama en gerçek cümlesi bir kez daha hatırlattı kendini: Maçı sahada oynamadan kazanamazsın.

İkinci çeyrekle birlikte işin ciddiyeti anlaşıldı. Savunma sertleşti, temas arttı, geri koşular düzeldi. Aslar sahneye çıktı. Devreye 46-39 önde girilirken tribünler de oyuna dahil olmuştu. Üçüncü çeyrekte Harem Spor farkı azaltmaya çalışsa da Kipaş İstiklal’in bulduğu kritik üçlükler ve zaman zaman doğru yapılan savunma, son periyoda 69-62’lik avantajla girilmesini sağladı.

Son çeyrek tam anlamıyla bir sinir harbiydi. Son iki dakika iki takım adına da büyük stres altında geçti. Ev sahibi hatalar yaptı ama o anlarda tribünün itici gücü devreye girdi. Harem Spor’un son iki hücumdan skor çıkaramamasıyla maç 84-83 Kipaş İstiklal’in oldu. İşte bazen bir maç; yüzdeler, taktik ya da istatistikten önce yürekle kazanılır.

Bu galibiyet Kipaş İstiklal’i 36 puanla 8. sırada tuttu. Ancak tablo hâlâ pamuk ipliğine bağlı. Play-off yolunda her maç final niteliğinde.

Teknik açıdan bakıldığında bazı gerçekler değişmiyor. Sayı yükünü yine 1 ve 2 numaralar, Watkins ve Gözeneli çekti. Uzun forvet Abu geçen haftaki çıkışını bu maçta sürdüremedi. Uzun-kısa oyunu neredeyse hiç oynanmadı. Beş numaradan yeterli katkı gelmedi. En büyük problem ise savunma zaafiyeti ve skor dağılımındaki dengesizlik. Sürekli iki oyuncunun öne çıkması, diğerlerinin inişli çıkışlı performansı hem fiziksel hem mental yıpranma oluşturuyor. Rotasyon kısıtlı. Bu tempo sezon sonuna kadar böyle giderse umarım yaşanmaz ama sakatlık riski sürekli kapıda.

Kipaş İstiklal Spor bu maçı dört faktörle aldı:

%41 üçlük yüzdesi, hızlı hücumdan bulunan sayılar, kritik anlarda yapılan savunma ve müthiş seyirci desteği.

Ancak şu unutulmamalı: Bu ligde artık her maç bıçak sırtı. Herkes herkesi yenebilir. Konsantrasyon bir an düştüğünde bedeli ağır olur. Özellikle iç sahada bu atmosfer varken hata lüksü olmamalı. Kahramanmaraş’taki salonu dolduran sürekli ayağa kalkan,ıslık çalan, kulakları çınlatan uğultuyla maçı domine eden bu seyirciyle oynanılan her maç kesinlikle kazanılmalı.

Bu galibiyet değerli ama yeterli değil. Eğer hedef play-off ise, disiplin 40 dakikaya yayılmalı, skor yükü paylaşılmalı ve savunma kimliği netleşmeli.

Çünkü bu ligde yetenek maçı kazandırır, ama karakter sezonu kurtarır.

Başka yazılarda görüşmek üzere esen kalın.

Mehmet Oğuz Kurt