Maçtan önce kâğıt üstünde favori Gaziantep’ti. Ancak basketbol, sonucu önceden yazılan bir oyun değildir. Top havaya atılmadan ne galibiyet garanti edilir ne de mağlubiyet kabullenilir. İşte bu yüzden, bu maç öncesinde hâlâ bir umut vardı. Ne var ki sahadaki gerçekler, beklentilerin çok uzağında kaldı.
Gaziantep, maç boyunca son derece disiplinli bir savunma ortaya koydu. Hücumda ise organize, ne yaptığını bilen ve topu paylaşan bir takım görüntüsü çizdi. Bizim adımıza hücum yükünü yalnızca gardlarımız Burak Gözeneli ve Diante Watkins çekti. Burak 17, Watkins 15 sayıyla maçı tamamladı. Ancak basketbol, iki oyuncunun omuzlarına bırakılacak kadar basit bir oyun değil. Diğer oyuncularımız ne yazık ki bu tempoya ayak uyduramadı.
En büyük sorunlarımızdan biri, pozisyon üretimi oldu. Oyuncular birbirine alan açamadı, pas trafiği sağlanamadı. Uzunlarımız maç boyunca etkisiz kaldı; pota altında varlık gösteremedik. Gaziantep’in kaçan şutlarından sonra tahditli bölgeye düşen topları toplayamadık, ribauntları rakip uzunlar adeta süpürdü. Şut yüzdeleri de maçın özetini net biçimde ortaya koyuyor. Gaziantep Basket %30 üçlük isabetiyle oynarken, Kipaş İstiklal Spor %12’de kaldı.
Bu seviyede bu yüzdelerle maç kazanmak mümkün değil. Watkins rakip tarafından çok iyi savunuldu. Bu maçta bize ilaç olabilecek isimlerden biri olan Ahmet Safa, sakatlığı nedeniyle süre alamadı ve bu eksiklik sahada fazlasıyla hissedildi.
Gaziantep’in hücum organizasyonları ise ders niteliğindeydi. Gard–uzun uyumu kusursuza yakındı; ikili oyunlardan çok rahat sayılar buldular. Hızlı hücumlarda son derece etkiliydiler. Hem savunmada hem de hücumda fark yarattılar. Buna karşılık bizim takımda konsantrasyon seviyesi oldukça düşüktü. Dördüncü çeyrekte Gaziantep, maçı garanti altına aldığını düşünerek as oyuncularını kenara aldı. Bençten gelen oyuncularla takımın boy ortalaması düşmesine rağmen oyunun kontrolünü bırakmadılar. Özellikle 14 numaralı oyuncu
Rijad Avdić, üst üste bulduğu isabetlerle maçı 13 sayıyla tamamladı.
Maçın istatistik kağıdında en çarpıcı veri ise Gaziantep’in yaptığı 28 asist. Topu paylaşan, doğru oynayan ve sabırlı hücum eden taraf farkı da doğal olarak açtı. Özellikle uzun, güçlü, ribaunt alabilen, savunmayı sertleştirecek bir pivot şart. Gardlara yardım edecek, onların üzerindeki baskıyı azaltacak ve skor yükünü paylaşacak oyunculara ihtiyaç var. Sadece gardların performansıyla maç kazanılamayacağı artık rakipler tarafından da çözülmüş durumda. 1 ve 2 numaralara yapılan baskı bizi tamamen kilitliyor.
Kipaş İstiklal Spor’un yeni koçu Serdar Erdoğan bu maça reaksiyon vermek için sahaya çıktı. Maç boyunca kenarda büyük bir çaba gösterdi. Ancak “ne kadar köfte, o kadar ekmek” misali; bu kadroyla yapılabilecekler belli. Bu görüntüyü değiştirebilmesi için eğer elinde sihirli değnek yoksa acil takviye yapması gerekiyor. Koçun şu andan itibaren alacağı kararlar uygulanabilirse
takım planlaması farklı bir noktaya gelecektir.
Etkisiz bir oyunun ardından maç sonu skoru Gaziantep Basket 84 - Kipaş İstiklal Spor 58
Ve sonuç olarak şunu söylemek gerekiyor;
Eğer yolu değiştiremiyorsak, şoförü değiştirmiş olmamıza rağmen hâlâ yol alamıyorsak; artık yolcularda “indi–bindi” uygulamasına geçmenin zamanı gelmiştir.
Başka yazılarda görüşmek üzere esen kalın.