Değerli büyüğüm Mustafa Bey da beka alemine göçtü.Çok önceleri akranlarını kaybettiği günlerdi hayat ve ölüm ikileminde salınıp duruyor olup bitenlere bakıp kendince sıra takip ediyordu. Bir araya geldiğimiz her vakitte vedadan dem vuruyor ha bugün ha yarın diye ölümü bekliyordu. Hayatın bir armağan olduğunu hatırlattım korkunun ecelin yoldaşı olmadığını dile getirdim o da bundan gereken dersleri aldı ömrün vehim ve hurafelere heba edilmeyeceğini anladı.

Hayatın öbür yüzü ölüm değildir!

Kadim değerleri göz önünde bulundurursak hayat olgusunun şekillenmesinin tezatlar üzerine bina edilmediğini anlarız. Var olan her canlı ezel ebet döngüsünün üzerinde yaşar ve yaşatılır. Mutlak varlığın hazinesinde olan bizleri ölüm ile korkutmak kimin haddine? Ölüm yokluk algısının ağır bedeli ortada. Akılı yokluğu var kabul edip yola çıkınca insan tezattan kurtulamıyor. Zekamız yokluğu kavrarken akıl yokluğu varlık izafet ettiğinden onulmaz yaralar açılmakta insan kendi hikmet alanının dışına savrulmaktadır. Çelişik olan varın yokluğunu, yokun varlığını iddia etmektir. Gerçekten de varlık aleminde yokluk yoktur. Bizi yanıltan var da yok’u, yok’ta varı aramaktır. Halbuki var varda, yok yoktadır. Şöyle bir örnek vereyim sıfır aklın kabul edebileceği bir kavram değilken zeka bu kavramla yeni dünyalar kurmaktadır.

Bunları Okumuş’ a anlattım biraz duruldu.

Yazı hayatını geç başlamıştır!

Onun üzerinde kitap yayınlayan yazarla tanışmam çok eski günlere dayanır. Benim için geçen yıllar onun için an gibidir. Doğduğu yıllar Türkiye’nin çeşitli badirelerden geçtiği demlere karşılık gelir o fakrı zaruret içinde okuma mücadelesini başarıyla tamamlayıp öğretmenlik ardından eğitim yöneticiliği kadrosuna geçmiştir.

Mustafa Okumuş ile Şevket Yücel vasıtasıyla tanıştım. Yücel Hoca kendi hayatını okuma yazma mücadelesiyle taçlandırmış kitaplarının basım ve yayınını çilesini yaşayıp bazen kahırlı bazan de ümitle hayatını tamamlamıştı.

Okumuş Hoca kitaplarında bilinen konuları tekrar ele alır bunu yaparken edebiyatın var olan doğal yazı birikiminden yararlanır. Denemeler yazarken bilinen olguları kitaplar çerçevesinde ela alıp tekrarlar onun yazarlığını öğretmenliğinin tamamlayıcısı gibi görürüm. Yeni ve orijinal olan bir fikri bulmak zor hatta imkansızdır. Hatıraları bütün yazıları içinde önemli yer tutar. Köyünü, öğrenim hayatını anlatması zamana şahitlik etmesi bakımından önemlidir. Gavur Gölü çevresi hakkında yazdığı kitap ise toprak bağlamında bir hukuk mücadelesinin dile gelmiş şeklidir.

Okuduğu kitaplar hakkında yazılar kaleme alması çalışma azminin göstergesi oldu.

Hayatın fırtınaları koca çınarı salladı durdu.

Birlikte geçen zamanlarımızı anılarla süsler dünden bugüne yaşamın sürprizlerinden dem vurur işi birazda ironi tarafından ele alırdı.

Vefa ziyaretleri kapsamında Salih Özsağır’ la evinde ziyaret etmiş değerli kızı Kübra’nın nezaketine şahit olmuştuk.

Doktorların ihtimamına örnekler verirken dostlukların değerinin bilinmesi gerektiğini anlatmıştı. Rutin hastalıkları o nu yıpratmaz diye düşünür Hocanın Dalya diyeceğine inanırdım.

Hayat işte sürprizler yapmakta pek mahir. O kelime şimdi orda öyle duruyor

Aziz ruhu şad olsun hatıralarıyla hep anacağım Mustafa Okumuş’u.