Prof. Dr. Mahmut Tekin Hoca'nın vefat haberini ilk aldığımda gözlerim dolmuştu. Aradan geçen zamana rağmen hocanın adını her duyduğumda, kitaplarından birini her elime aldığımda içimde aynı sızı beliriyor.

Aslında bu yazıyı yazmakta geç kaldım. Oysa Mahmut Tekin Hoca'nın ardından birkaç kelime yazmak, kendisine duyduğum muhabbeti ifade etmek hep aklımdaydı. Defalarca niyetlendim ama kelimeleri bir türlü kâğıda dökemedim. Kim bilir, belki de ölümü ona yakıştıramadım. Aklımız bazı insanların aramızdan ayrılabileceğini bilse de gönlümüz bunu kabullenmek istemiyor. Benim geç kalışım da belki bundandır.

Kendisiyle uzun yıllara dayanan bir muhabbetimiz oldu; ancak ne yazık ki birlikte çok fazla zaman geçirme fırsatı bulamadık. Birkaç yüksek lisans ve doktora jürisi ile birkaç kongre ve konferans dışında görüşme imkânımız sınırlı kaldı. Buna rağmen hocanın samimiyeti, insana değer veren ve karşısındakini önemseyen tavrı, gönlümde müstesna bir yer edinmesine yetmişti.

Benim hocam Prof. Dr. Nusret Göksu'nun da hocasıydı. Bu nedenle Mahmut Tekin Hoca, mensubu olduğum akademik geleneğin üst kuşağında yer alan özel bir isimdi. Ondan öğrenilen bilgi, yöntem ve değerler, yetiştirdiği akademisyenler aracılığıyla yeni kuşaklara ulaşıyordu. Hocamın hocasıydı; kelimenin hem gerçek hem de manevi anlamıyla hocaların hocasıydı.

Hocayla ilgili zihnimde kalan en canlı hatıralardan biri, bir konferansta öğrencilere söylediği şu sözdür: "Karşımda geleceğin CEO'ları, genel müdürleri var."

Bu hitabı ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü çoğu insan öğrencinin yalnızca o günkü hâlini görür. Mahmut Tekin Hoca ise onların henüz ortaya çıkmamış imkânlarını ve gelecekte ulaşabilecekleri yerleri görüyordu. Karşısındaki gençlere yalnızca öğrenci olarak değil, geleceğin yöneticileri, girişimcileri ve karar vericileri olarak bakıyordu.

Belki de gerçek hocalık budur: Öğrencinin bugün bulunduğu yere değil, yarın ulaşabileceği yere bakabilmek... O henüz kendisine inanmıyorken ona inanmak ve taşıdığı potansiyeli hatırlatmak... Bir gence "Geleceğin CEO'su, genel müdürü sensin" demek, ona yalnızca iltifat etmek değil; bir hedef ve yeni bir ufuk göstermektir. Mahmut Tekin Hoca'nın dilinde ümit, güven ve gelecek vardı.

Prof. Dr. Mahmut Tekin, Türkiye'de üretim yönetimi alanının saygın hocalarından ve bu alana yıllarını vermiş kıymetli bir bilim insanıydı. Üretim planlamasından kalite yönetimine, verimlilikten girişimciliğe kadar geniş bir alanda çalıştı. Ancak onu yalnızca kitaplarının ve bilimsel çalışmalarının sayısıyla anlatmak eksik kalır. O, bilgiyi anlaşılır kılarak teoriyle hayat arasında bağ kuran, üretim yönetimini nesiller boyunca öğreten ve sevdiren isimlerden biriydi.

Benim gözümde Mahmut Tekin Hoca, üretim yönetimini sevdiren adamdı.

Onun akademik mirasının en somut izlerinden biri de kitaplarıdır. Ben de bu kitapları derslerimde keyifle okutuyor, üretim yönetimini öğrencilerime anlatırken hocanın yaklaşımını yeni kuşaklara taşıyorum. Bir bilim insanı için bundan daha anlamlı bir miras olabilir mi? İnsan bu dünyadan ayrılıyor; fakat yazdığı kitap başka bir sınıfta açılıyor, satırlarının altı çiziliyor ve fikirleri yaşamaya devam ediyor.

Ne var ki onun her ders kitabını elime aldığımda yüreğim de sızlıyor.

Çünkü o kitaplar benim için artık yalnızca akademik kaynak değil. Her birinde hocanın emeğini ve üretim yönetimine duyduğu sevgiyi hissediyorum. Öğrencilerime değerli bir eser okutmanın huzuruyla onu erken kaybetmenin hüznünü aynı anda yaşıyorum. Kitaplarının kapaklarını gördüğümde içimden, "Keşke daha fazla görüşebilseydik, keşke kendisinden daha çok şey öğrenebilseydim" diyorum.

Bazı hocalar, aramızdan ayrıldıktan sonra da hocalık yapmayı sürdürür. Yetiştirdikleri insanlar, yazdıkları eserler ve öğrencilerinin hayatında bıraktıkları izlerle yaşamaya devam ederler. Bugün onun öğrencileri Türkiye'nin farklı üniversitelerinde üretim yönetimi alanında hocalık yapmakta ve kendisinden aldıkları bilgi ile değerleri yeni kuşaklara aktarmaktadır. Mahmut Tekin Hoca da kitapları her açıldığında, üretim yönetimi her anlatıldığında ve bir hoca öğrencisine umutla baktığında aramızdadır.

Bugün öğrencilerime üretim yönetimini anlatırken onun akademik mirasının izinde yürüdüğümü ve bu mirasın küçük de olsa bir parçasını yeni kuşaklara taşıdığımı düşünüyorum. Belki karşımızdaki öğrenciler arasında gerçekten geleceğin CEO'ları, genel müdürleri, bilim insanları ve hocaları var. Onları bugünkü şartlarıyla sınırlamadan içlerindeki imkânı görmek, Mahmut Tekin Hoca'dan bize kalan en kıymetli derslerden biridir.

Belki bu yazıyı yazmakta geç kaldım; ama vefa için hiçbir zaman bütünüyle geç kalınmış sayılmaz. Bazı yazılar, insanın gönlü hazır olduğunda yazılabiliyor.

Vefat haberini aldığım gün dolan gözlerimle, bugün kitaplarını gördüğümde sızlayan yüreğim arasında değişmeyen bir duygu var: Mahmut Tekin Hoca'ya duyduğum sevgi, hürmet ve minnet...

Hocamın hocası olduğu kadar benim de hocam olan, hocaların hocası Prof. Dr. Mahmut Tekin'i sevgi, saygı, özlem ve rahmetle anıyorum.

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun...