25 Aralık Cuma günü Dünya sinema tarihinin ilk Türk-Japon ortak yapımı "Ertuğrul 1890" Türkiye sinemalarında gösterime girecek. Film, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlandı. Japonya'da 5 Aralık'ta vizyona girdi.

Film, 1890'da Japon karasularında batan Osmanlı firkateyni Ertuğrul'un hazin hikayesi ile 1985’te, İran-Irak Savaşı’nda Tahran’da mahsur kalan 300 Japon’un THY tarafından kurtarılması olayını kurgusal bir senaryoyla anlatıyor.
1800’lerin sonları yaklaşırken Osmanlı zor durumdadır. Rusya’yla savaş (1877-78) hezimetle sonuçlanmış, İngiliz donanması, İstanbul Boğazı’nda Rusların İstanbul’u da almasını engellemek için beklemektedir. İngilizler Kıbrıs’ı fiilen ele geçirmiş, Mısır’a çıkmıştır. Tunus ise artık Fransızlarındır. Zamanın padişahı II. Abdülhamid’e bu kara günlerde Japonya’dan bir dostluk eli uzanır: Japon İmparatoru’nun yeğeni Prens Komatsu İstanbul’a resmi bir ziyaret için gelir ve beraberinde de bir imparatorluk nişanı getirir. Buna karşılık II. Abdülhamit’ de Japonya’ya iade-i ziyaret için bir gemi göndermeye karar verir..Bu ziyaret için yelkenli ve ahşap donanımlı Ertuğrul savaş gemisi seçildi. II. Abdülhamid’in bu firkateyni seçmesinin başlıca nedeni, Ertuğrul adına karşı hassasiyetidir. Çünkü II. Abdülhamid, Ertuğrul Gazi’nin soyundan geldiğini söylemektedir. 161’i subay ve memur, 548’i er ve erbaş olmak üzere 609 kişilik mürettebatıyla hazırlıklarını tamamlayan Ertuğrul, Japonya yolculuğuna hazırdı. 14 Temmuz 1889’da gemiyi uğurlamak isteyen İstanbul halkı Sarayburnu’na akın etti. Limanın çevresi arma ve sancaklarla süslenmişti. Ertuğrul’un çarkları Boğaziçi’nin serin sularında dönmeye başlayınca Japonya yolcuları, güverteden bir daha dönmemek üzere el salladıklarını nereden bileceklerdi…
1890 Haziranında Yokohama’ya ulaşan gemi İmparator Meji tarafından karşılandı. Yokohama’ya giriş çok muhteşem olmuştu. Bir taraftan selam topları atılırken diğer taraftan binlerce Japon “Banzai... Banzai (Yaşasın… Yaşasın…)” sesleriyle limanı inletiyor ve Ertuğrul’u daha yakından görmek için uğraşıyordu. Tuğamiral Osman Paşa, karaya çıktıktan sonra İmparator Meiji tarafından kabul edilmiş ve Sultan Abdülhamid Han’ın gönderdiği nişan ve hediyeleri sunmuştu. Muhteşem bir kabul gören Ertuğrul’un subay ve erleri üç ay boyunca el üzerinde tutulmuşlardı. Ertuğrul’un sağ salim Japonya’ya ulaşması, İstanbul’da büyük bir sevinçle karşılanmış, firkateyn kumandanı Osman Paşa bu başarısından dolayı tebrik edilmiştir.15 Eylül 1890’da Japonya’dan ayrılan gemi, 16 Eylül 1890’da Oşima adası yakınlarında şiddetli bir fırtına ile battı. Olayda 540 denizci öldü ve 75 kadar denizci kurtulmayı başardı. Tarihimizde bu olay Ertuğrul Faciası olarak adlandırılmıştır.
Sultan Abdühamid Han’ın emriyle düzenlenen Uzakdoğu ziyareti vesilesiyle Hind ve Pasifik okyanuslarında Osmanlı bayrağı dalgalandırılmış; yol boyunca uğranılan Bombay, Kolombo, Singapur ve Hong Kong gibi yerlerde yerli halk Ertuğrul’a büyük bir ilgi göstererek akın akın ziyaret etmişler; bu da Müslümanlar arasında büyük bir heyecana sebep olmuştur. Osmanlı’nın gölgesinde yaşayan Uzakdoğu Müslümanlarının halifeye olan sadakat ve bağlılığı, Ertuğrul Firkateyni ile gün yüzüne çıkmış oluyordu.

Denizcilik tarihimizin en büyük kazalarından biri olan Ertuğrul Firkateyni’nin bu unutulmaz hikâyesi ile tarih yolculuğuna çıkmak için, "Ertuğrul 1890’filmini izlemeyi herkese tavsiye ediyorum.