Zaman geçtikçe yayın dünyası değişik nitelikli eserlere okuma ihtiyacımıza yeni boyutlar getiriyor.

Sayın İsmail Kara'nın AMEL DEFTERİ isimli kitabında yer alan yazılar daha önce Dergah, Tarih ve Toplum dergileri ile Yeni Şafak gazetelerinde yayınlandı. Kitaplaşan yazıların nitelikleri bu yazıların değerli çalışmaların mahsülü olduğunu gösteriyor. Sayın Kara'nın dilimizi kullanmakta ustalaştığına dikkat çekmek istiyorum. Yazıların akıcılığı, kelime seçimi ve parağraflar arasındaki uyum kalın bir kitapmış gibi duran AMEL DEFTERİ ni sevimli hale getiriyor, elinize aldığınız kitabın yazıları hemencecik okunuyor ve bir bilgilenme süreci başlıyor.

Kitabın birinci bölümünde; Machıavellı'i kim okusun yazısı kitabın arka kapağında bakın şu şekilde yer almış. "Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa Machiavelli'nin Hükümdar'ını peyderpey tercüme etmekle görevlendirdiği Artin'e ilk üç dosyayı okuduktan sonra şunları söylüyor: "Machıavelli'den çevirdiğin bütün parçaları okudum. İlk on sayfada yeni olan pek fazla bir şey görmedim, fakat gelişeceğini ümit ediyordum. Bir sonraki on sayfa da daha iyi değildi. Sonuncusu ise bütünüyle alelade. Machiavelli'den öğrenecek fazla bir şeyimin olmadığını görüyorum; hileye dair onun bildiklerinden daha fazla malumat sahibiyim. Onu tercüme etmene artık gerek yok." İkinci bölüm: Nakd, tenkid, intikad, üçüncü bölüm; onlar yazdı, biz gördük, dördüncü bölüm; kırkambar başlığı altında onlarca yazıya ayrılmış.

Kitabın bölüm başlıklarına batığımız da AMEL DEFTERİ'nin uzun süre elimizden düşmeyeceğini anlıyoruz. Kitabın eleştiri kitapları için de örnek olabileceğini düşünüyorum. Bilgiler veren çalışma aynı zamanda ansiklopedilere müracat etme gibi okumanın niteliği olabilecek durumla sizleri karşılaştırırsa şaşırmayın. "Kaybolmuş bir hal tercümesi" başlığı altında yazılan yazının sizleri de duygulandıracağına inanıyorum.