Türkiye Basketbol Ligi’nin 8. haftasında şehrimizin temsilcisi Kipaş İstiklal Spor, Kahramanmaraş Merkez Spor Salonu’nda Mersin Spor Kulübü’nü (MSK) konuk etti. 24 Ekim 2026 Cumartesi günü oynanan karşılaşmayı 85-73 kaybeden temsilcimiz, ligdeki ikinci mağlubiyetini aldı.
Karşılaşma öncesinde beklentimiz, kendi sahamızda taraftarımızın desteğiyle yeni bir galibiyete imza atılmasıydı. Ancak parkede gördüğümüz tablo, Mersin Spor’un hem oyun disiplini hem de takım organizasyonu bakımından üstünlüğünü ortaya koydu.
Karşılaşmaya etkili başlayan Mersin Spor, özellikle ilk çeyrekte hücumdaki üretkenliği ve dış atışlardaki başarısıyla dikkat çekti. Kipaş İstiklal Spor ise rakibinin hücumlarına ve dış atışlarına karşılık vermekte zorlandı. Savunmada istediği direnci gösteremeyen temsilcimiz, ilk çeyreği 28-18 geride tamamladı.
İkinci periyotta Deniz Çelen ve Jefferson’ın dış atışlardan bulduğu basketlerle toparlanmaya başlayan Kipaş İstiklal Spor, farkı azaltmayı başardı. Mersin Spor ise rakibinin baskısına rağmen skor üstünlüğünü korudu ve ilk yarı 42-38 konuk ekibin üstünlüğüyle sona erdi.
Üçüncü periyotta iki takım da karşılıklı basketler buldu. Kipaş İstiklal Spor, periyodun başında kısa süreliğine skor üstünlüğünü ele geçirse de Mersin Spor yeniden öne geçmeyi başardı. Mike Smith’in hücum organizasyonları ve skora katkısı, konuk ekibin oyun üstünlüğünü sürdürmesinde önemli rol oynadı. Üçüncü çeyrek sonunda skor 66-60 Mersin Spor lehineydi.
Son periyoda daha etkili başlayan Mersin temsilcisi, maçın son bölümünde farkı çift hanelere çıkardı ve karşılaşmayı 85-73 kazandı.
Mersin Spor’da Pinkins 27, Mike Smith 21 ve Alp Karahan 16 sayıyla galibiyete önemli katkı sağladı. Kipaş İstiklal Spor’da ise Jefferson 28, Nweke 17 ve Deniz Çelen 13 sayıyla takımın öne çıkan isimleri oldu.
Asıl fark, takım oyunundaydı!
Bana göre bu maçın en önemli ayrıntılarından biri, iki takımın hücum anlayışı arasındaki farktı. Mersin Spor’un oyuncu rotasyonunun Kipaş İstiklal Spor’a kıyasla daha geniş olması, konuk ekibe önemli bir avantaj sağladı. Bunun yanında Mersinli oyuncular topu paylaşarak, hücumda sabırlı davranarak ve en uygun pozisyondaki arkadaşlarını bularak sonuca gitmeye çalıştı.Öyle ki bir hücum sırasında topun dokuz kez el değiştirdiğini saydım. Bu, takımın doğru şutu bulmak için gösterdiği sabrın ve paylaşımın güzel bir örneğiydi.
Kipaş İstiklal Spor’da ise daha aceleci bir hücum anlayışı göze çarptı. Topun yeterince dolaştırılmaması, hücumların zaman zaman bireysel tercihlere dayanması ve isabet oranının düşük kalması, takımımızın işini zorlaştırdı. Takım oyununun temelinde doğru pas, sabır, yardımlaşma ve doğru atış tercihi vardır. Mersin Spor bu anlayışı sahaya daha iyi yansıttı ve galibiyeti hak eden bir oyun ortaya koydu.
Kipaş İstiklal Spor’un kendi sahasında aldığı bu mağlubiyetten önemli dersler çıkarması gerekiyor. Başantrenör Candost Volkan’ın takımın hücum düzenini, savunma direncini ve oyuncu rotasyonunu yeniden değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Yönetimin de bu karşılaşmayı dikkatle analiz etmesi yararlı olacaktır. Sezon başında şampiyonluk hedefiyle yola çıkıldığının ifade edildiği düşünüldüğünde, mevcut kadronun genişliği ve oyuncuların sahadaki katkıları üzerine ciddi bir değerlendirme yapılması gerekiyor. Uzun bir lig maratonunda yalnızca ilk beşin performansı değil, yedekten gelen oyuncuların takıma sağlayacağı katkı da büyük önem taşıyor.
Şampiyonluk hedefi koymak elbette değerlidir. Ancak bu hedefe ulaşmak için kadro derinliği, istikrarlı oyun, doğru taktikler ve güçlü bir takım ruhu gerekir. Kipaş İstiklal Spor’un önünde hâlâ uzun bir sezon var. Önemli olan, bu mağlubiyeti bir kırılma noktası değil, eksikleri görmek ve gelişmek için bir fırsat olarak değerlendirmektir.
Ne yazık ki karşılaşmanın ardından en çok konuşulan konulardan biri de sahadaki olumsuz davranışlar oldu. Geçtiğimiz sezon kendi sahamızda, Konya temsilcisi formasıyla mücadele eden 33 numaralı oyuncu Alp Karahan’ın bu karşılaşmada da oyuncularımıza ve kenarda oturan seyircilerimize yönelik, sporcu kimliğiyle bağdaşmadığını düşündüğüm hareketleri tepki çekti. Maçın sonunda yaşananlar, salondaki gerginliği daha da artırdı.
Burada özellikle altını çizmek istediğim bir konu var: Rekabet, sporun doğasında vardır. Mücadele etmek, kazanmayı istemek, rakibe üstünlük kurmak basketbolun ayrılmaz parçalarıdır. Ancak rakibi kışkırtmak, seyircileri tahrik etmek ve gerginliği artırmak, sportif rekabetin sınırlarını aşan davranışlardır.
Atatürk’ün sözü, sporun özüdür.
“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”
Bu söz, sporun yalnızca fiziksel güçten ve kazanma arzusundan ibaret olmadığını çok güzel anlatıyor. Spor; disiplinin, saygının, karakterin ve ahlakın da sınandığı bir alandır.
Kipaş İstiklal Spor için artık bu karşılaşmayı geride bırakıp önündeki maça odaklanma zamanı. Temsilcimiz, 1 Kasım 2026 Pazar günü saat 16.30 da Büyükçekmece ile oynayacak. Kipaş İstiklal Spor’a Büyükçekmece karşısında başarılar diliyoruz.
Hep destek, tam destek!
Başka yazılarda görüşmek üzere, esen kalın.
Mehmet Oğuz Kurt
@moguzkurtt