Çokran Köyü yakınlarında yükselen Eğri Düldül Dağı, yalnızca sarp yamaçları ve etkileyici manzarasıyla değil, halk inançlarıyla şekillenen güçlü bir manevi mirasa da ev sahipliği yapıyor. Rivayetlere göre, İslam’ın Anadolu’ya yayılma sürecinde Hz. Ali’nin bu bölgeye geldiği, burada hem mücadelesini sürdürdüğü hem de iz bıraktığı anlatılır. Hz. Ali’nin atı Düldül ise, sadece Eğri Düldül’de değil, bölgedeki diğer dağlarda da dolaşarak, bu sırada birçok zorlukla karşılaşır. En çok zorlandığı yerin ise Eğri Düldül olduğu söylenir. Anlatılara göre, Hz. Ali, atı Eğri Düldül’e atlarken “Eğil ya mübarek!” diyerek dağın eğilmesini sağlamış, geçtikten sonra ise “Doğrul ya mübarek!” diyerek dağın tekrar doğrulmasına sebep olur. Bu ifadeler, halk arasında yanlış telaffuz edilerek dağın adının “Eğri Düldül” olarak anılmasına neden oldu. Dağın ismini, Hz. Ali’nin meşhur atı Düldül ile olan bir efsaneden aldığına inanılırken, zirvesinde yer alan ve yaz-kış hiç eksilmeyen kutsal su kaynağı da bölge halkı tarafından mucize olarak kabul ediliyor. Dua ve niyazların eksik olmadığı bu kutsal dağ, özellikle yağmur duası için çıkılan manevi bir durak hâline geliyor.

SONSUZ SU KAYNAĞI VE KUTSAL İZLER

Dağın zirvesinde yer alan ve Zülfikar’la ilişkilendirilen bir su kaynağı da, burayı özel kılan unsurlar arasında bulunuyor. “Ziyaret suyu” olarak adlandırılan bu kaynak, yıl boyunca seviye kaybetmeyen, ne akar ne de kuruyan bir su gözesi olarak bilinir. Bu durum, yöre halkı tarafından mucizevi bir özellik olarak kabul edilir. Eğri Düldül Dağı, sadece Kahramanmaraş için değil, Anadolu’nun kültürel ve manevi mirası için de büyük bir anlam taşır. Efsaneleri, halk inançları ve doğal güzellikleriyle geçmişten bugüne uzanan bu dağ, ziyaretçilerine hem fiziksel hem de ruhsal bir yolculuk sunar.

Muhabir: MELİKE ALGAN