Ceviz bahçelerinde tarım, doğası gereği sabır isteyen, uzun vadeli bir üretim modeline dayanır. Bir bahçenin tam verime ulaşması yıllar alır; yapılan hataların bedeli ise kısa sürede değil, zamanla ortaya çıkar. Ancak bugün ceviz bahçelerinde karşı karşıya olduğumuz en büyük risk; iklim, hastalık ya da piyasa dalgalanmaları değil. Sessiz ama derin bir tehlike var: Üretici yaşlanıyor. Türkiye’de ceviz bahçelerinin önemli bir kısmı, 50 yaş ve üzeri üreticilerin sorumluluğunda. Bu durum ilk bakışta bir sorun gibi görünmeyebilir. Ancak uzun vadeli tarım planlaması gerektiren bir üründe, kuşak devamlılığı sağlanamadığında sürdürülebilirlik ciddi biçimde zedeleniyor.
Ceviz, Gençlerin Uzak Durduğu Bir Ürün mü?
Genç üreticilerin tarıma ilgisinin azaldığı sıkça dile getiriliyor. Ancak mesele yalnızca “gençler tarım istemiyor” şeklinde özetlenemeyecek kadar karmaşık. Özellikle ceviz gibi geri dönüş süresi uzun olan ürünlerde gençlerin çekingen davranması anlaşılır bir durum. 7–10 yıl arasında değişen tam verim süresi, yüksek tesis maliyetleri ve belirsiz pazar yapısı, genç girişimciler için önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Bu durum, gençlerin daha hızlı gelir elde edebilecekleri veya destek mekanizmalarının daha belirgin olduğu alanlara yönelmelerine neden oluyor.
Yaşlanan Üretici Profili Ne Anlama Geliyor?
Yaşlanan üretici demek, her zaman deneyim demek değildir. Sahada sıkça karşılaşılan tablo şudur:
• Yeni teknolojilere mesafeli yaklaşım
• Dijital takip sistemlerine uzaklık
• Değişen iklim koşullarına uyumda gecikme
• Aynı yöntemleri yıllarca sürdürme eğilimi
Bu durum, özellikle ceviz gibi modern bahçe yönetimi gerektiren ürünlerde verim ve kalite kaybına neden oluyor. Gençlerin devralmadığı veya aktif bir şekilde rol almadığı bahçelerde ise yenilik genellikle gecikiyor.
Bahçeler Var, Devamı Yok
Bir diğer önemli sorun ise kuşak geçişi. Bugün birçok ceviz bahçesi, sahibinin yaşı ilerlediği hâlde aktif olarak yönetilmeye devam ediyor. Ancak bu bahçelerin geleceğine dair net bir plan bulunmuyor. Genç kuşaklar çoğu zaman:
• Bahçeyi devralmaya hazır değil
• Teknik bilgiye sahip değil
• Tarımı bir meslek olarak görmüyor Sonuçta, üretim devam ediyor gibi görünse de gelecek belirsizleşiyor. Bu durum, sadece bireysel bahçeleri değil; bölgesel üretim sürekliliğini de tehdit ediyor.
Gençler Geldiğinde Fark Ne Oluyor?
Genç üreticilerin aktif olduğu ceviz bahçelerinde ise tablo belirgin biçimde değişiyor:
• Bahçe kayıtları düzenli tutuluyor
• Sulama ve besleme planları veriyle yapılıyor
• Pazarlama kanalları çeşitleniyor
• Kooperatif ve birliklerle ilişki güçleniyor Yaş değil, bakış açısı fark yaratıyor. Ancak gençlerin bu sürece dahil olabilmesi için eğitim, danışmanlık ve güven ortamı şart.
Sessiz Tehlike, Yüksek Bedel
Ceviz bahçelerinde üretici yaşlandıkça, risk görünmez hâle geliyor. Bahçe ayakta, ağaçlar yerinde, ürün alınıyor… Ancak uzun vadede:
• Yenilenmeyen bahçeler
• Devredilemeyen işletmeler
• Planlanmamış gelecek , ceviz tarımını kırılgan bir noktaya taşıyor.
Sonuç: Toprağı Değil, Geleceği Yönetmek Ceviz tarımı, yalnızca bugünün değil, geleceğin üretimini de dikkate alarak planlama yapmayı gerektirir. Bahçenin kurulumu kadar, yönetiminin kimler tarafından ve nasıl gerçekleştirileceği de büyük önem taşır. Eğitimli, bilinçli ve sürece aktif olarak katılan genç bireyler olmaksızın, ceviz tarımında sürdürülebilirlikten bahsetmek güçleşir. Görmezden gelinen bu yaşlanma problemi, gelecekte çok daha zor telafi edilecek sonuçlara yol açabilir. Unutulmamalıdır ki; Ceviz bahçelerinde asıl sessiz tehlike, ağaçların değil üreticinin yaşlanmasıdır.