Kahramanmaraş, Osmanlı hakimiyetine geçtiği 16. yüzyılın başlarından itibaren Türkmen aşiretlerinin yoğun olarak kullandığı bölgelerden biri oldu. Geçimlerini büyük ölçüde hayvancılıkla sağlayan bu topluluklar, mevsimlere göre yaylak ve kışlaklar arasında hareket ediyordu. Koyun ve keçi yetiştiriciliği yapan konargöçerler; et, süt, yün ve deri gibi ürünlerle ekonomik yaşama katkı sunuyordu.

KAHRAMANMARAŞ-GÖKSUN HATTI ÖNEMLİ BİR GEÇİŞ NOKTASIYDI

Kış aylarını Güney Anadolu ve Kuzey Suriye’de geçiren bazı aşiretler, bahar ve yaz dönemlerinde Orta Anadolu’daki Uzunyayla gibi yüksek kesimlere çıkarken Kahramanmaraş-Göksun yolunu tercih ediyordu. Bu mevsimlik hareket, kentteki ticari canlılığı destekleyen unsurlardan biri haline geliyordu.

GÜNEYDEN KUZEYE UZANAN KERVAN YOLLARI

Kahramanmaraş’ın ekonomik önemini artıran bir diğer unsur ise farklı şehirleri birbirine bağlayan kervan yollarıydı. Şam, Halep, Antakya ve Urfa’dan gelen yollar kentte birleşiyor; buradan Göksun üzerinden Kayseri’ye, Elbistan üzerinden Malatya’ya uzanıyordu. Kahramanmaraş-Malatya hattı üzerinden Sivas’a da bağlantı sağlanması, şehrin önemli bir ulaşım ve ticaret merkezi olmasını güçlendiriyordu. Türkmen aşiretlerinin mevsimlik geçişleri ile kervan yollarının aynı bölgede buluşması, Kahramanmaraş’ın Osmanlı dönemindeki iktisadi hareketliliğinde belirleyici rol oynadı.

Muhabir: Emrah Özdemir