Yeşilova bölgesinde yer alan Burunönü (Çöğdür) Kalesi, yüzyıllardır Çukurova’dan Anadolu’nun iç kesimlerine uzanan önemli geçiş güzergahlarından birini gözetliyor. Andırın-Kadirli yolu üzerindeki hakim kayalık tepeye kurulan yapı, güneyindeki geniş ova ile çevresindeki geçitleri kontrol edebilecek konumuyla dikkat çekiyor. Roma döneminde inşa edildiği düşünülen kale, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde de kullanılarak günümüze kadar ulaştı.

ROMA’DAN OSMANLI’YA UZANAN TARİH
Burunönü Kalesi’nin ilk olarak 4. yüzyılda Roma döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Bizans hakimiyeti sırasında esas mimari formunu kazanan yapının, Osmanlı döneminde gerçekleştirilen düzenlemelerle son şeklini aldığı belirtiliyor. Bölgede tespit edilen Bizans dönemine ait seramik parçaları da kalenin uzun yıllar boyunca kullanıldığına işaret ediyor.
ÜÇ BÖLÜMLÜ SAVUNMA SİSTEMİ DİKKAT ÇEKİYOR
Doğu-batı doğrultusunda uzanan eğimli kayalık üzerine kurulan kale, iki dış kale ve bir iç kaleden meydana geliyor. Bu savunma düzeni, Burunönü Kalesi’ni Kahramanmaraş’taki benzer tarihi yapılar arasında farklı bir noktaya taşıyor. Sarp arazi yapısı da kalenin savunmasını güçlendiren doğal unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
DIŞ KALE GEÇİTLERİ KONTROL EDİYOR
Dış kale, iç kaleyi kuzey, güney ve doğu yönlerinden çevrelerken, batıdaki sarp kayalıklar doğal savunma hattı oluşturuyor. Bu nedenle batı bölümünde sur duvarına ihtiyaç duyulmadığı görülüyor. Yaklaşık 37 x 100 metre ölçülerindeki güney dış kale üç yarım daire kesitli burçla güçlendirilirken, 15 x 80 metre büyüklüğündeki kuzey dış kale ise vadiye hakim konumuyla dikkat çekiyor. Yapıda kaba yonu ve moloz taşların kireç harcıyla birleştirildiği görülüyor.
İÇ KALEDEN GERİYE TEMELLER KALDI
Yaklaşık 18 x 97 metre ölçülerindeki iç kaleye, kuzey surlarının doğu köşesinde bulunan kapıdan giriş sağlanıyor. Surlar güneyde bir, kuzeyde ise iki yarım daire kesitli burçla destekleniyor. İç bölümde bulunan yapıların büyük kısmı günümüze ulaşamasa da temelleri halen görülebiliyor.
ŞAPEL KALINTILARI GÜNÜMÜZE ULAŞTI
Kalenin kuzeydoğusunda bulunan tonozlu giriş kapısı, yapının dikkat çeken mimari bölümleri arasında bulunuyor. Yontu taş ve kireç harcı kullanılarak yapılan girişin üzerinde iki burç ile ibadet amacıyla kullanıldığı değerlendirilen küçük bir şapel yer alıyor. Şapelin apsisi ve duvarlarındaki bazı nişler günümüze kadar ulaşmış durumda.
KAÇAK KAZILAR TARİHİ YAPIYA ZARAR VERİYOR
Kale ve çevresinde bulunan kaçak kazı çukurları, tarihi yapının defineciler tarafından tahrip edildiğini ortaya koyuyor. Bölgede bulunan seramik parçaları ise Burunönü Kalesi’nin farklı dönemlerde yoğun şekilde kullanıldığına ilişkin önemli izler taşıyor.
YÜZYILLARIN SESSİZ TANIĞI
Günümüzde harabe durumda bulunan Burunönü Kalesi, askeri ve mimari özellikleriyle Andırın’ın önemli kültürel miraslarından biri olmayı sürdürüyor. Yüzyıllar boyunca Çukurova’dan Anadolu’nun iç kesimlerine uzanan geçiş güzergahının güvenliğinde rol oynayan tarihi yapı, bugün geçmişten kalan izleriyle varlığını koruyor.




