Anadolu’da Selçuklu Devletinden süregelen zanaatlarından birisi olan ahşap oymacılığının merkezi olan Kahramanmaraş’ın Tarihi Bakırcılar Çarşısında 35 yılı aşkındır ahşap oymacılığı yapan Orhan Kara, Ahşap Oymacılığının yeteri kadar tanıtılmadığını, ulusal kanallarda kısa bir süre gündem kalmalarının bile kendilerine çok büyük avantaj sağlayacağını belirtti. Orhan Kara, “ Ahşap oymacılığının merkezinin Kahramanmaraş olduğunu tüm Türkiye biliyor. Bizler istiyoruz ki, Gaziantep’in baklavası nasıl ki haber konusu oluyor, bizim sandığımızda haber konusu olsun. Kahramanmaraş’a ait olduğunu bilmeyenler de bilsin öğrensin. Arada sırada da olsa gündeme gelsin, böyle olursa bizim için çok büyük avantajları olacak. Ulusal kanallardaki haberlerde Kahramanmaraş sandığı bir dakika iki dakika haber konusu olsa bizim burada siparişlerimizi biraz daha hızlandırır. Tanıtım derken, reklamlar, boy boy afişler beklemiyoruz. Sadece haberlerde olsun, programlarda olsun, kısa bir sürede olsa gündeme gelsin. Televizyonda, Kahramanmaraş’ın siyasetçileri, önde gelen büyükleri, birbirlerine Maraş Sandığı hediye etsinler. Böyle küçük şeyler istiyoruz aslında, küçük reklamlar istiyoruz yani. Bu tip hareketlerin bizlere çok faydası olacak, bunlar olursa memnun oluruz” ifadelerini kullandı.

ŞEHRE GELEN TURİSTLER ÇARŞIYI YETERİNCE GEZEMİYOR

Orhan Kara, Kahramanmaraş’a yapılan turistik gezi turlarındaki süre zarfının çok kısıtlı olmasından dolayı şehre gelen misafirlerin rahatça çarşıları gezemediğini, rahatça alışveriş yapamadığını, bu turlarda çarşıları gezmek ve alışveriş yapabilmek için en az 4 saate ihtiyaç olduğunu vurguladı. Kara,  “Kahramanmaraş’a tur düzenlenen turlarda zaman sıkıntısı var, zaman çok kısıtlı, 1 saatlik zamanı var gelen misafirlerin, bu süre zarfında bizim gelen misafirlere cevap verme şansımız çok az. Gelen misafirler çarşıyı koşar adımlarla geziyor, zaman sıkıntısı var. Bir turun Kahramanmaraş’ın çarşılarını rahatça gezebilmesi ve rahatça alışveriş yapabilmesi için en az 4 saat lazım. Fazlasını istemiyoruz, Gaziantep gibi başka bir yer gibi 1 günlük 2 günlük konaklama istemiyoruz. Konaklama olursa tabi ki çok daha iyi olur, tüm esnaflarımız iş yapar. Önceden turlar iki saatti şimdi bir saate düştü, o zamanlar o 2 saat bile bize yetiyordu. Gelen giden oluyordu, bir hareketlilik vardı, büyük parça satamazsak da küçük parça eşyalardan satabiliyorduk. Hiçbir şey satamazsak da kartvizitimizi veriyorduk, kendi memleketine döndüğünde ise arayıp ‘bize bir sandık lazım’ diyor ve gerekeni yapıyorduk. Yani insanlar burayı görüyor ve güven oluşmuş oluyordu’’ dedi.

SABIR ÇOK ÖNEMLİ

Ahşap Oymacılığını öğrenmek için sabır gerektirdiğini vurgulayan Orhan Kara, “Ahşap Oymacılığını öğrenmenin püf noktası sabırdır, sabırlı olmayan kimse bu işi öğrenemez. Bir sandık yeri gelecek 20 gün 25 gün sürecek. Bir noktaya 25 gün boyunca bakıp aynı desenleri oymak gerekebilir, bunun içinde sabır şart. Sabırlı olmayan kimse ahşap oymacılığını yapamaz. Ahşap oymacılığı işini genel olarak sandık üzerine yapıyoruz, sandık bizim vazgeçilmezimizdir. Kahramanmaraş’ta her gelinin çeyizinde olmazsa olmazlarından olan sandık sürekli olarak yaptığımız işlerden birisi. Bunun dışında kalan az da olsa boş zamanlarımızda, mesleğimizi daha da ilerletmek için aksesuar ve dekoratif ürünler yapmaya çalışıyoruz. Camekân gibi, tablo gibi, çay tepsileri gibi, mücevher ve takı kutuları gibi oymacılık işi yapıyoruz” şeklinde konuştu.

E-TİCARET BİZİM İÇİN TANITIM ARACIDIR

E-Ticaret platformlarında bulunma amaçlarının tanıtım olduğunu belirten Kara, “E-Ticaretteki bulunmamızın amacı, kendimizi o mecralarda göstermek gündemde kalabilmek ve kendimizi tanıtmak. E-Ticaret bizim için zor bir mecra, kazancın yüzde 18’ine ortak oluyor. Kargo gönderimi de bize ait, bizim ürünlerimizde bilindiği üzere ağır ürünler. Bin 500 liralık bir ürüne ortalama bin lira gibi bir masrafla karşılaşıyoruz. E-Ticaret platformlarında hızlı satışımız yok, şöyle bir huy vardır insanlarımızda ‘bu ürünü şurada daha uygun fiyata alırız’ diyor, internette 3 bin lira olarak gördüğü bir ürünü ‘Kahramanmaraş’a gidersek bu ürünü bin 500 liraya alırız’ diyor. Bizde bu platformlarda insanlara kendimizi gösterip, kendimizi tanıttığımız zaman insanlar buraya gelip, alacağı ürünü kendi gözüyle görüp gönül rahatlığıyla alıyor. Müşterilerimiz buraya gelip buradan alışveriş yapmaları hem bizim için hem de müşteri için daha avantajlı, müşteri buraya geldiğinde müşteri ile tanışmış oluyoruz. Ayrıca müşteri, çevresindeki insanlara bizden yana referans olabiliyor bu da bizim yeni müşteriler kazanmamıza vesile oluyor. Yüz yüze alışverişin birçok avantajı var, ürünün kargoda kırılma riskini ortadan kaldırıyor, e-ticarete göre daha uygun bir fiyata alınıyor ve en önemlisi de memlekete yabancı giriyor, bizim için en önemlisi de bu zaten. Velhasıl kelam, e-ticareti bir tanıtım aracı olarak kullanıyoruz, ‘bizde varız’ diyebilmek için e-ticarette varız. E-ticarette satış potansiyelimiz çok az, insanlar mecbur kalırsa bizi orada görüp bizimle iletişime geçiyor ve yüz yüze alışveriş yapmak Kahramanmaraş’a geliyor. 3 yıl öncesine kadar web sitemiz bile yoktu, gerek duymuyorduk. E-ticaret, daha çok maliyeti düşük, kargoda kırılma riski az olan ürünler için güzel bir platform. Bizim için çokta uygun bir platform değil açıkçası’’ diye konuştu.

ÇEYİZİN SEMBOLÜ SANDIKTIR

Evlenecek olan genç kızların çeyizinde olmazsa olmazlarından olan sandığın çeyizin vazgeçilmezi olduğunun altını çizen Orhan Kara, “Çeyizin sembolü sandıktır, bir kızın çeyizinde bütün eşyaları olsun sandığı olmasın ‘bir sandığı bile yok’ derler. Bunun içinde çeyizde mutlaka sandık olmalıdır. Bir gelinin ömrünün sonuna kadar çeyizinde kalacak eşya sandıktır. Perdesi değişecek, mobilyası değişecek, buzdolabı değişecek eşyaların her şeyi değişecek ama sandık kalacak. Sandık anne-baba hatırası olarak her zaman için kalacak. Şimdi ki kızlarımız sandığın maneviyatını maalesef çok bilmiyorlar ama evliliklerinin 10.yılında sandığın ne kadar değerli olduğunu maneviyatının ne olduğunu o zaman anlayabiliyor evin başköşesine koyuyorlar annemin babamın hatırası diye. Sandığa baktığı zaman annesini babasını hatırlıyor, hele ki anne babası rahmetli olduğu zaman. Evlendiği dönemde sandık almayıp, 10 yıl sonra gelip sandık alan birçok müşterimiz oldu. Sandığın eksikliğini hisseden birçok kişiye denk geldik. Evlendikten 20 yıl sonra bile gelip sandık alanlarımız oldu. Sandığın önemi bir kız için bu kadar ağırdır’’ dedi.

KÜLTÜREL MİRASIMIZI GELECEK NESİLLERE AKTARMALIYIZ

Kahramanmaraş’ın önemli kültür miraslarından birisi olan Ahşap Oymacılığını gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirten Orhan Kara, “İnsanlarda her zaman için eskiye dönük bir hasret vardır. Ahşap istenmese bile, ahşap insanın ruhunda var. Ahşabın hammaddesi toprak ve ağaç olduğu için insan ruhu bunu ister. Yerli istihdamın ayakta kalabilmesi için çocuklarımıza kültürel miraslarımızı aşılamalıyız. Bir sandık denip geçmemeliyiz, bir sandık için birçok kişi istihdam ediliyor, birçok insanın evinde tenceresi kaynıyor. Türkiye’de kültürel mirası değişmeyen birkaç ilden birisidir Kahramanmaraş, bunun değerinin bilmeliyiz. Bu miraslarımız yok olmasın, ileriye taşıyalım, gelecek nesillere aktaralım. Kimse sandık istemezse, Selçukludan beri mücadele verilerek bugünlere gelen bu zanaat, yok olmaya mahkûmdur” şeklinde konuştu.

Haber: Ömer Harmankaya