AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Kahramanmaraş’ta STK temsilcileri ve kanat önderleriyle toplantı düzenledi. Ramada Otel’de düzenlenen toplantıya Kurtulmuş’un yanı sıra AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Celalettin Güvenç, Ahmet Özdemir, Habibe Öcal, Mehmet Cihat Sezal, Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek ve diğer ilgililer katıldı. Toplantının moderatörlüğünü üstlenenn AK Parti İl Başkanı Fırat Görgel, katılanlara teşekkür ederek toplantıyı başlatırken, Görgel’in ardından söz alan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti’nin siyaset tarzında sivil toplum kuruluşlarının önemli bir yeri olduğunu söyledi. Dünya’nın hassas bir dönemden geçtiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bu dönemde güçlü bir şekilde ayakta durduğunu söyledi. Türkiye’nin Karadeniz ve Akdeniz’de sürdürdüğü doğalgaz arama çalışmalarıyla birlikte enerjide dışa bağımlılığını sonlandıracağını kaydeden Kurtulmuş, Yunanistan’a ise Ege Denizi’ndeki gerilimi artırmaması yönünde telkinlerde bulundu.IMG_7596

SİYASET SADECE MERKEZDEN YAPILAN BİR İŞ DEĞİLDİR

Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bizim siyaset tarzımızda sivil toplum kuruluşlarının önemli bir yeri olduğunu biliyorsunuz. Siyaset sadece merkezden yapılan ve uygulanan bir iş değildir. Halkın beklentilerinin, taleplerinin, isteklerinin iyi bir şekilde takip edilebilmesi, farklı kesimlerinin takip edilebilmesi, bu anlamda siyasetle toplum arasında güçlü bir bağ oluşturmak bizim siyasette benimsediğimiz en önemli özelliklerden bir tanesidir. Bu çerçevede gittiğimiz illerde toplumun farklı kesimlerini de dinlemiş oluyoruz. Katılımlarınız dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum.

IMG_7625

TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE AYAKTA DURMAKTAN BAŞKA BİR GELECEĞİ YOK

Dünya’nın hassas bir dönemden geçtiğini hepimiz günlük hayatımızın içerisinde de görüyoruz. Dünya uzun zamandır yaşamadığı ekonomik türbülansın içine girdi. Pandemi başlangıcından itibaren Dünya’da ekonomik kaosların oluştuğunu yakından takip ediyoruz. Dünya ekonomileri bu anlamda büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Dünya yine politik olarak da uzun yıllardır karşılaşmadığı sorunlarla, krizlerle, gerilimlerle karşı karşıyadır. Bir taraftan Karadeniz’de devam eden Ukrayna-Rusya meselesi, bir tarafta Uzak Doğu’da Tayvan üzerinden Amerika-Çin üzerinden yaşanan gerilimler, diğer taraftan yıllardır yaşadığımız başta bizim coğrafyamız olmak üzere bazı terör örgütlerinin ortaya çıkardığı birtakım çatışmalar, Afrika’daki gerilimler, Asya’daki gerilimler, Doğu Akdeniz’de petrol ve hidrokarbon aranması bakımından yaşanan gerilimler, Türkiye olarak baktığımızda Ege’de Yunanistan’la sorunlar çıkarıp köşeye sıkıştırılma çalışmaları, Balkanlar’da yeni denklemlerin ortaya çıkarılması, yeni gerilimlerin içerisinde birtakım çatışma alanlarının çıkarılma çalışmaları, aynı şekilde Ermenistan’ın Azerbeycan sınırında çatışma çıkararak bizim orada atmaya çalıştığımız güven ve istikrar ortamını bozmaya çalışması Dünya’daki krizi ortaya çıkarıyor. Bütün bunlara baktığımız zaman Dünya’nın hemen hemen her yerinde büyük güçlerin yıllardır göze alamadıkları çatışmaları ve gerilimleri görüyoruz. Rusya’nın, Çin’in, Amerika Birleşik Devletleri’nin ve bazı aktörlerin küresel ölçekte bir hesaplaşma, küresel ölçekte bir mücadele koyduğu bu dönemde aslında yaşananlar hem siyaseten hem de ekonomik olarak hakimiyet mücadeleleridir. Bu hakimiyet mücadelelerinin verildiği coğrafi alanların hemen hemen tamamının orta noktasında Türkiye var. Bütün bunların arasında Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmaktan başka hiçbir geleceği yoktur. Bu nedenle diyoruz ki; siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, Dünya görüşlerimiz farklı olabilir, çalışma şekillerimizde, fikirlerimizde farklılıklar olabilir. Bu coğrafyada hepimizin ortak olarak benimsemek zorunda olduğumuz bir istikamet tayini şarttır. Toplumun hangi kesiminden olursak olalım bizimde bu mücadeleye destek vermemiz milli bir sorumluluktur. Türkiye’nin hedefi yeniden güçlü bir Türkiye olabilmektir. Her anlamda ekonomisiyle, sanayisiyle, toplumsal dayanışmasıyla, arasındaki farklılıkları zenginlik haline getirmiş bir Türkiye. Dış politikada güçlü bir şekilde yoluna devam eden Türkiye. Dış politikada güçlü ve yön belirleyici bir Türkiye. Bu anlamda Türkiye’nin gücünü artırabilmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

IMG_7600

KOŞAR ADAMLARLA GİDEREK HEDEFLERİMİZE ULAŞACAĞIZ

Karşı karşıya kaldığımız meydan okumalar tabi ki var. Bu coğrafyanın kilit taşı olan bu ülkenin kaderinin kendi başına bırakılmayacağı aşikardır. Bizde hep beraber mücadele edeceğiz. Her alanda gücümüzü artıracağız. Koşar adımlarla giderek hedeflerimize ulaşacağız. Bu vesileyle Türkiye’ni son zamanlarda yakalamış olduğu ivmenin önemli olduğunu belirtmek isterim. Dünya’daki ekonomik sıkıntılar nedeniyle Türkiye ekonomisinde de bazı sıkıntıların yaşandığını biliyoruz. Başından itibaren bu krizin ortaya çıktığı günden itibaren tezgahı dağıttırmadan Türkiye’deki üretim kabiliyetini düşürmeden yolumuza devam ediyoruz. Uluslararası değerlendirme kurumu Fitch, Türkiye ile ilgili 2022 yılı büyüme hedeflerini revize etmiş, yüzde 4,5’tan yüzde 5,2’ye çıkarmış. Türkiye büyüyen, gelişen bir ekonomi olarak yoluna devam etmektedir. Bunları yaparken orta sınıfı ve alt gelir grubunu korumak için alınan tedbirler biliniyor. Sadece asgari ücrette ortaya çıkan artışların, Cumhurbaşkanımızın tanıtımını yaptığı konut projesinin, bunlar dar ve alt gelir grubuna sunulmuş olması, Türkiye için sadece bir konut projesi değil, bir sosyal proje olarak gündeme gelmiştir. Türkiye bir taraftan ekonomik büyümesini devam ettirirken, büyümeyi de hakkaniyetli bir şekilde geliştirmek için her türlü desteği vatandaşlarımıza sağlamaktadır.

IMG_7598

DÜNYA SAVUNMA SANAYİİNDE PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİK

GAZETE SAHİPLERİ VE TEMSİLCİLERİ BÖLGE TOPLANTISI ADANA’DA YAPILDI GAZETE SAHİPLERİ VE TEMSİLCİLERİ BÖLGE TOPLANTISI ADANA’DA YAPILDI

Türkiye yine bu süreçte kendi ekonomik gücünü artırabilmek için, başta doğalgaza bağımlılığı ortadan kaldırmak için Akdeniz ve Karadeniz’de doğalgaz arama faaliyetlerini sürdürüyor. En kısa zamanda Karadeniz’de olduğu gibi Akdeniz’de de doğalgaz kaynakları bulunarak Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı ortadan kalkacaktır. Yine aynı şekilde bu süreç içerisinde Türkiye, özellikle savunma sanayindeki gelişmelerinde çok büyük bir ivme kazandırmış, yaklaşık yüzde 75-80 civarında yerlilik oranına kavuşarak Dünya savunma sanayiinde parmakla gösterilen bir ülke haline gelmiştir. Yine bu süre içerisinde çevremizdeki ve Dünya’daki tüm gelişmeleri çözebilecek bir dış politika ortaya koydu. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta tek başına baksak yeterlidir. Dünya’daki hiçbir ülke buradaki 2 ülke arasındaki olaylara arabuluculuk yapma imkanına sahip değilken, Cumhurbaşkanımız her 2 ülkeyle de çok sayıda görüşmeyi yaparak, Dolmabahçe’deki görüşmede işi anlaşma safhasına getirmişti. Ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri ve bazı ülkeler, savaşın bitmesini istemedikleri için bir barış ortamı ortaya çıkmadı. Yine bu süre içerisinde böylesine bir savaşın başta Avrupa olmak üzere, Dünya ülkelerinde nasıl bir sonucun ortaya çıkacağını başından bu yana hesapladığımız için Türkiye’nin gelmekte olan enerji krizine ve gıda krizine karşı hazırlıklı olduğunu bu anlamda da Dünya’yı kasıp kavuracak özellikle gıda krizinin çözülmesi için Ukrayna’dan çıkan gemilerin Dünya’ya açılması için üzerimize düşen görevleri yerine getirdik. Şu anda merkezi koordinasyonu İstanbul’da olan, bir tahıl koridoru açıldı ve Dünya piyasalarına bu tahıl arz edilmiş oluyor. Türkiye bölgesindeki ve Dünya’daki bütün olaylarda aktif ve gerçekten çözüm üreten bir ülkedir. Türkiye kendisinin milli menfaatlerini sonuna kadar korumak için mücadele eden bir ülkedir. Bunu yaparken edilgen bir şekilde savunmada kalarak, üzerine gelecek olan bazı şeyleri başından def etmeye çalışan bir Türkiye değil, sorunları kaynağında çözmeye çalışarak ülkenin daha ileriye adım atabilmesini sağlayacak güçlü bir Türkiye olarak yürümeyi hedeflemektedir.

IMG_7625

YUNANİSTAN’A UYARILAR

Bunun için nasıl terörün kaynağında bitirilmesi için operasyonlar yapılıyorsa, küresel ve bölgesel sorunların çözülmesi için Türkiye aktif bir siyaset izlemektedir. Bunun için nasıl Rusya’yla konuşabilen tek ülkenin Türkiye olduğu için haset duyanlar olduğunu biliyoruz. Başımıza bazı badireleri açmak isteyenleri biliyoruz. Özellikle Ege’de Yunanistan üzerinden Türkiye’yi bloke etmek, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyenlere şu söylemek isteriz; Türkiye bu coğrafyada oynanan oyunların farkındadır. Türkiye bütün sorunların barışçıl bir şekilde çözülmesinden yanadır. Bu amaçla da herhangi bir şekilde ortaya konulacak ve Türkiye’yi taciz edecek bu gelişmelerin Yunanistan’a hiçbir faydanın sağlamayacağını biliyoruz. Buradan da komşu bir ülke olarak Yunanistan’a şu tavsiyelerde bulunuyoruz; Türkiye’yle Yunanistan arasındaki sorunları otururuz, konuşuruz, çözebildiklerimizi çözeriz, çözemediklerimizi de komşuluk ilişkileri içerisinde çözmeye çalışırız. Birilerinin sırtınızı sıvazlamasına kanmayın. Birilerinin bazı ülkelerin sırtını sıvazlayıp o ülkeleri nasıl yalnız bıraktığının onlarca örneği vardır. En son örneğini de Ukrayna’da görüyoruz. Bu vesileyle inşallah bu zor zamanda hem dış politikada hem de içeride dirliğimizi ve birliğimizi sağlayarak hem terörün yüklemiş olduğu yükleri sonlandırarak hem de bölgesel gerilimlerin ve çatışmaların ortadan kalkmasını temin ederek ama hepsinden önemlisi içeride vatandaşlarımızın ekonomik sorunları başta olmak üzere bu sorunları çözerek ve dirliğimiz ve birliğimizi sağlayarak yeniden güçlü Türkiye istikametinde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.”

Haber: Burak Alkaya