Kendimle Sohbet

Bu ay sonu 27 oluyorum. İnsan yaş aldıkça her geçen senesini daha çok sorguluyor. Ne yaptım? Ne yapıyorum? Ne yapacağım? Diye düşünüyorum. Ne biriktirdim diyorum gelecek için kendime ancak Ülkenin hali ortada bir genç kardeşiniz olarak size şunu söylemeliyim ki daha önceden bir birikiminiz yoksa benim yaşımda asgari ücretli biri için normal başımızı sokacak bir ev almak, araba almak karadan gemileri götürmekten daha zor. Basit hayatları olan öyle büyük beklentileri olmayan benim gibi insanlar aslında bu iktidar ve politikaları ile basit hayat beklentisinden iyice açlığa mahkûm ediliyoruz. Sadece yemek ve temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için haftanın 6 günü çalışıyor ve ne yazık ki ev ve iş dışında hiçbir yer göremiyoruz. Yaşamak sizin içinde bu mu?

   Gençken daha enerjiktim diyen insanlar görüyorum. Gençlik zamanımızda şuan ki politikalar sebebi ile hayat enerjimiz emirmiş vaziyette gençler arasında karamsarlık artmış durumda. İşin ilginç tarafı eskiden en azından bir toprak çevirip ekip biçip kendine imkân sağlama olasılığı varken zorluğun, zahmetin sonunda emeğin hakkını almak varken ne yazık ki günümüzde gençler ne kadar emek verse ne kadar zahmet ve zora katlansa bile emeğinin hakkını alamıyor. Hadi dedik gençlik için zahmetli bir hayat ya şuan emekli olanlar çevremizde birçok emekli hala çalışmak zorunda.  Çünkü emekli maaşı ile evinde oturup kimseye muhtaç olmadan yaşanamaz oldu. Şimdi size soruyorum bu paranın değersizliği ile gurur duyan iktidar sahipleri bize bu zorlu hayata iterken ve kendileri hayatını keyif içinde yaşarken bize bir gençlik hatta bir ömür borçlu değil mi?

   İktidarda olanlar halkı yoksullaştırırken zenginlerin borçlarını 20 yıl erteleyebilmekte ama gençlerin eğitim için aldığı krediyi hemen istiyor. Bir söz vardır fakirin yüzü soğuk olur bu iktidar için fakir halkın yüzü hep soğuk.

Yani işin aslı bizim ülkede gündem yoksulluk ve adaletsizlik çünkü adil olmayan ve yolsuzluğun olduğu yerde yoksulluk bir netice. Bu hafta yazımı bitirirken size bir kitap tavsiye etmek isterim Zülfü Livaneli’nin “Son Ada“ kitabı umarım okur ve beğenirsiniz.

YORUM EKLE