Kahramanmaraş’ın geleneksel mimarisinde özel bir yere sahip olan kabaltılı evler, tonozlu yapıları ve altından geçen sokaklarıyla biliniyor. Güneydoğu ve Güney Anadolu’da rastlanan bu mimari tür, kent dokusuna hem işlev hem de estetik kazandırıyordu. Ancak yaşanan büyük deprem felaketinin ardından, kentte ayakta kalan kabaltılı ev sayısı bire düştü.

FEVZİPAŞA’DA ZAMANA DİRENEN SON ÖRNEK

Ayakta kalan tek örnek, Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Fevzipaşa Mahallesi’nde bulunuyor. Sütçü İmam Türbesi yakınındaki 27013. Sokak’ta yer alan yapı, altından yol geçen kabaltı düzeni ve tonozlu çatısıyla dikkat çekiyor. Kentin gündelik akışı, bu evin altından geçip giderken yapı, sessizce geçmişi bugüne taşıyor.

216 Nolu Konut1

KABALTILI KONAK: GEÇ OSMANLI’DAN BİR İZ

Aynı mahallede, 27011. Sokak’ta yer alan Kabaltılı Konak da benzer mimari özellikler taşıyor. Kitabesi bulunmayan ve şahıs mülkiyetinde olan yapının, mimari ve yapısal özelliklerinden dolayı Geç Osmanlı Dönemi’ne tarihlendiği düşünülüyor. Eğimli bir topografya üzerine kurulu olan konak; ön sofalı, avlulu planı ve kabaltı geçidiyle öne çıkıyor.

Kabaltı bölümünün kemerleri taş, üst katı briket malzemeden yapılmış. Sokak zemininden geçen kabaltının üzeri tek odalı bir mekân olarak düzenlenmiş. Taş sivri kemerler üzerine oturan sistemin tavanı ahşap kirişli. Batı cephesinde sokağa bakan ahşap kemerli, kanatlı pencereler yer alıyor. Yapının üzeri beton damla kaplı, çatı kısmı ise sundurma sac ile örtülü.

216 Nolu Konut2

KENT HAFIZASINDA BİR EŞİK

Kabaltılı evler, yalnızca birer yapı değil; kentin sokak dokusunu şekillendiren, mahalle yaşamını belirleyen mimari eşiklerdi. Altından geçen yol, evin günlük hayatla kurduğu bağı gösterirken, tonozlu yapı da yüzyılların izini taşıyordu. Bugün Fevzipaşa’daki son örnek, Kahramanmaraş’ın geçmişine açılan nadir kapılardan biri olarak ayakta duruyor.

SESSİZ BİR ÇAĞRI

Depremin ardından geriye kalan bu tek kabaltılı ev, şehrin mimari belleğine tutunan son hatıralardan biri. Sokaktan geçenlerin çoğu belki fark etmeden altından yürüyüp gidiyor. Oysa bu yapı, Kahramanmaraş’ın eski sokak kültürünü, yapı ustalığını ve yaşam biçimini bugüne taşıyan sessiz bir tanık gibi, yerinde durmayı sürdürüyor.

Muhabir: Fatma Tecirli