Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesi merkezinde, adını verdiği Dedebaba Mahallesi’nde bulunan Dedebaba Türbesi, yüzyıllardır bölge halkının ilgi ve saygıyla ziyaret ettiği önemli yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. Atatürk Caddesi üzerinde yer alan türbe, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde bulunuyor ve halen ziyarete açık durumda. Türbenin bakım ve ihtiyaçları Afşin Belediyesi tarafından karşılanırken, yıllık ziyaretçi sayısının 5 ila 10 bin arasında olduğu belirtiliyor.
DEVECİ BABA’DAN DEDEBABA’YA UZANAN HİKAYE
Mahalleye ve zaviyeye adını veren zatın asıl isminin Hüseyin olduğu, yaptığı görev sebebiyle önce “Deveci Baba”, ardından “Devebaba” olarak anıldığı biliniyor. Günümüzde ise halk arasında daha çok “Dedebaba” ismiyle tanınıyor. Rivayetlere göre Hüseyin, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat döneminde Medine’den Afşin’e gelerek Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin yapımında görev aldı. Gönüllü asker olarak deve bölüğünün komutanlığına getirilen Hüseyin, külliyenin inşasında taş taşıyarak büyük emek verdi.

ESHAB-I KEHF’E ADANMIŞ BİR ÖMÜR
Kitabelerde yer alan bilgilere göre, Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin cami bölümü 1233 yılında inşa edildi. Hüseyin, bu çalışmalarda gösterdiği fedakârlık nedeniyle çevresinde büyük saygı kazandı. Henüz 33 yaşındayken, bekar olarak taş taşıdığı sırada vefat eden Hüseyin, dönemin Afşin Kabristanlığı’na defnedildi. Bugün bu alan Dedebaba Mahallesi olarak anılıyor. Çalışma arkadaşları tarafından onun anısını yaşatmak amacıyla yaptırılan türbe, Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan önemli eserlerden biri olarak günümüze ulaştı.
DULKADİRLİ BEYLİĞİ DÖNEMİNDEN VAKFİYE BELGELERİ
Türbenin kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, Dulkadirli Beyliği hükümdarı Alaüddevle Bozkurt Bey’e ait vakfiye kayıtları önemli ipuçları sunuyor. 1500 ve 1510 tarihli vakfiyelerde, Efsus (Afşin) köyünün yarısının Dedebaba Zaviyesi’ne vakfedildiği ve zaviyenin bizzat Alaüddevle Bey tarafından yaptırıldığı belirtiliyor. Bu belgelere dayanarak zaviyenin 1480-1500 yılları arasında inşa edildiği tahmin ediliyor. Günümüze ulaşamayan zaviyenin, türbenin yakınında bulunduğu düşünülüyor.

MİMARİ ÖZELLİKLERİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Dedebaba Türbesi, kare planlı tek katlı türbeler grubuna giriyor. Dıştan 7.20 x 7.20 metre ölçülerindeki yapı, sarımtırak renkli kesme ve kaba taşlarla inşa edilmiş. Doğu cephesinde yer alan dikdörtgen kapıdan girilen türbe, içten tromplarla geçilen yarım küre kubbeyle örtülü. Kubbe, sekizgen kasnak üzerine oturtulmuş durumda. İç mekan, üç pencereyle aydınlatılırken, kıble duvarında küçük bir mihrabiye bulunuyor. Türbenin ortasında, demir çerçeve içerisine alınmış taş sanduka yer alıyor. Dede Baba’ya ait olduğu kabul edilen sandukanın üzerinde herhangi bir kitabe bulunmuyor.
YAPILAN ONARIMLARLA GELECEĞE TAŞINIYOR
Zaman içerisinde çeşitli onarımlardan geçen türbe, özgün mimari özelliklerini büyük ölçüde koruyor. Son yapılan çalışmalarda cephe derzleri yenilenirken, çatı sac kaplama ile güçlendirildi. İç mekânda ise duvarlar ve kubbe sıvanarak badana edildi. Yetkililer, türbenin hem ibadet hem de kültür turizmi açısından önemini koruduğunu vurguluyor.
AFŞİN’İN SESSİZ TANIĞI
Dedebaba Türbesi, sadece bir mezar yapısı değil, aynı zamanda Afşin’in tarihine ve manevi kimliğine ışık tutan sessiz bir tanık olarak öne çıkıyor. Asırlardır ayakta duran yapı, ziyaretçilerine hem huzur hem de geçmişle bağ kurma imkanı sunmaya devam ediyor.



