Kahramanmaraş’ın köklü halk edebiyatı geleneği içerisinde önemli bir yere sahip olan maniler, geçmişten bugüne uzanan kültürel mirasın en güçlü taşıyıcıları arasında yer alıyor. Yöre insanının duygu dünyasını yalın ama etkileyici bir dille ifade ettiği bu anonim eserler; aşk, gurbet, ayrılık, ölüm ve umut gibi temalar etrafında şekilleniyor. Nesilden nesile aktarılan maniler, sadece birer edebi ürün olmanın ötesinde, Kahramanmaraş’ın sosyal yaşamına da ışık tutuyor. Düğünlerde, asker uğurlamalarında, bayramlarda ve gündelik yaşamın pek çok anında söylenen bu dizeler, toplumun ortak duygularını bir araya getiriyor.
AYRILIĞIN HÜZNÜ
Ayrılığın hüznünü anlatan “Gidiyorum elveda / Yoluna canlar feda / Gidene gelmez derler / Kavuşturur Hak Hüda” dizeleri ile aşkın coşkusunu yansıtan “Kaşların katar katar / Kirpiklerin ok atar / Yanağın dükkan açmış / Dudakların bal satar” sözleri, manilerin duygu zenginliğini gözler önüne seriyor.
ASKER UĞURLAMA
Özellikle asker uğurlamalarında dillendirilen “Sarı yorgan yüzlerim / Yüzler yüzler düzlerim / Ne kaderim karaymış / Asker yolu gözlerim” manisi, ayrılığın acısını yansıtırken; “Mektup verdim postaya / Haber gitsin kışlaya / Yarimden cevap geldi / Düğünümüz haftaya” dizeleri ise geçmişin sabır dolu bekleyişlerini günümüze taşıyor.
KÜLTÜREL BELLEĞİN TAŞIYICISI
Kahramanmaraş manileri, bölgenin tarihini, yaşam biçimini ve insan ilişkilerini yansıtan önemli bir sözlü kültür unsuru olarak dikkat çekiyor. Yüzyıllardır değişmeden aktarılan bu dizeler, halkın duygu ve düşüncelerini en saf haliyle ifade ediyor.
KAHRAMANMARAŞ MANİLERİ;
· Maniler Gül sarı bülbül sarı Koynumda gördüm yari Uyandım düş imiş Ağlarım zarı zarı
· Ayna attım çayıra Güneş vurdu bayıra Bizi kul ayıramaz Meğer ölüm ayıra
· Karanfil aldım handan Sevdim seni candan Yare mektup yazayım Gözümden akan yaştan
· Kaşların katar katar Kirpiklerin ok atar Yanağın dükkan açmış Dudakların bal satar
· Gidiyorum elveda Yoluna canlar feda Gidene gelmez derler Kavuşturur Hak Hüda
· Kaşların yaydır bana Cemalin aydır bana Bir gün seni görmesem Sanırım aydır bana
· Şu dağlar bizim olsa Her yanı üzüm olsa Yarin yattığı yastık O benim dizim olsa
· Elmayı ata ata Şeftali sata sata Yanım yunum ağrıdı Yalnız yata yata
· Sarı yorgan yüzlerim, Yüzler yüzler düzlerim, Ne kaderim karaymış, Asker yolu gözlerim.
· Mektup verdim postaya Haber gitsin kışlaya Yarimden cevap geldi Düğünümüz haftaya
· Hastanenin önü mermer döşeli Doktorlar geliyor eli şişeli Üç gün oldu ben bu derde düşeli Aman doktor aman gönder sılama
· Al ördek yeşil ördek Kanadı meşin ördek Künde bir çift gezerdi Hani bugün eşim ördek
· Gidinde bulutlar gidin Yavruma da selam edin Yavrum tatlı uykudaysa Uykusunu halel edin
· Tokmağım gıcırdıyor Sanki kağnı mazısı Bir damla su vermedi Evin koca cazısı
· Hatın anam taş dönmüyor Üfürdüm ışık sönmüyor Kuru ekmek yavan aş Lokma bağrımdan inmiyor
· Mani benim ezberim Kan ağlıyor gözlerim Oğlan senin yolunu Ölene dek gözlerim
· Ağustos var ekim var Hasta olsam hekim var Benim gönlümde sensin Senin gönlünde kim var



