Özellikle çeteleşen sokak köpeklerinin insanlara karşı saldırgan davranışları sonrası hayvanların yerlerini işaretlenmesi amacıyla oluşturulan ‘Havrita’ uygulaması, amacının dışına çıkarak hayvanların katledilmesine ve zehirlenmesine neden olmuştu. Bu durum hayvan severler arasında büyük tepkiye yol açarken, hayvan sever bu uygulamaya erişim engeli getirilmesini istemişti. ‘Havrita’ uygulamasını ve genel anlamda sokak hayvanı sorununu gazetemize değerlendiren Kahramanmaraş Tabii Hayata ve Hayvanlara Işık Derneği Avukatı Bahri Gödeoğlu, Havrita uygulamasına getirilen erişim engeli kararının kişisel hakları ihlal sebebiyle alındığını ve uygulamanın geri açılabileceğini ve bu duruma karşı olduklarını söyledi. Sokak hayvanı sorununu inkar etmediklerini belirten Gödeoğlu, bu sorunun ortak akılla çözülebileceğini dile getirdi. Kısırlaştırma işleminin bir çözüm olabileceğini söyleyen Gödeoğlu, bu işlemin belediyeler bünyesindeki barınak ve rehabilitasyon merkezleri aracılığıyla yapılması gerektiğini ifade etti. Sokak hayvanları konusunda pek çok istismarın olduğunu vurgulayan Gödeoğlu, sorunun çözümü için eğitim ve kısırlaştırılma konusuna odaklanılması gerektiğini altını çizdi.

Av. Bahri Gödeoğlu

HAVRİTA’YA KAMU KURUMLARI ‘SUÇA TEŞVİK EDİLDİĞİ GEREKÇESİYLE DAVA AÇMALI

Av. Bahri Gödeoğlu, şunları kaydetti: “Havrita konusunda; derneğimiz açısından konfederasyonun atacağı adımları izledik. Yerelde bir önlem veya dava açmaktan ziyade Türkiye Barolar Birliği, HAYTAP ve Hayvan Hakları Konfederasyonu da bu olaya dahil oldu. Havrita için şu anda erişim engeli kararı alındı. Erişim engeli 2 farklı şekilde alınır. Birincisi vatandaşın; “Kişisel haklarım ihlal edildi” beyanı başvurusu üzerine alınır. İkincisi de suç işlemeye teşvik ediliyor diye alınır. Suç işlemeye teşvik başvurusunu vatandaş yapamaz. Kamu kurumları, savcılık vb. yerler yapar. Şu an öyle bir başvuru gelmedi. Kişisel bir hak ihlali olması nedeniyle erişim engeli kararı alındı. Biz bu karardan memnun olmadık. Hak ihlalinin gerekçe gösterildiği video kaldırılır ve uygulama yeniden açılabilir. Buradaki yapılması gereken şey; kamu kurumlarının suç işlemeye teşvik edildiğini beyan ederek dava açıp bu uygulamanın kapatılmasıdır. Şu an bu süreci takip ediyoruz. Kamu kurumlarından henüz bir başvuru gelmedi.

Köpeklere-Mama-Türbin-4

BU KONUDA DOĞRU DÜZGÜN POLİTİKA GELİŞTİRİLMEDİ

Babasını ve abisini bıçakladı Babasını ve abisini bıçakladı

Sokak hayvanları bir problem. Biz hayvan severler olarak bu problemin çözümü için STK kurduk. Böyle bir problem olmasa bize de bir ihtiyaç kalmayacaktı. Bu problemi inkar etmeye gerek yok. Sokak hayvanları popülasyonu; sokaklarda ciddi manada çoğaldı. Bu konuda doğru düzgün bir politika geliştirilemediğinden dolayı 30-40 yıldır süregelen bir problem var. Bir anda bu problem bitmeyecek. Yavaş yavaş doğru politikalar üreterek bitirilebilecek bir şey. Bu bir problem olduğu için iyi niyetli ve kötü niyetli insanlar herkes kendince bir çözüm üretme telaşına giriyor. Kimi insan için kısırlaştırmak bir çözümken, kimisi için zehirlemek bir çözüm oluyor. Bu da toplumun gerçeği. Biz bunun bir katletme duygusu ile yapıldığını düşünüyoruz.

Ekran Resmi 2022-09-04 15.32.40

ELBİSTAN’A BARINAK YAPILMASI GEREKİYOR

Bu konuda Kahramanmaraş’ta daha kurumsal bir politikayı izliyoruz. Gönüllü hayvan severler olarak sokak hayvanlarını beslemeyi yapıyoruz. Kamu ile işbirliği halinde çalışıyoruz. Buradaki asıl yük vatandaşa yüklenmemeli. Bu yükün muhatabı belediyeler. Belediyelerle birlikte çalışmak önemli. Biz gerektiği yerde barınaklara gidiyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte eğitimler verdik. Bu eğitimlerin yeniden başlaması için şu an çaba gösteriyoruz. Çünkü bu konuda en büyük eksikliğin eğitim olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanı sıra 6 ayda bir Valilik bünyesinde İl Hayvan Koruma Kurulu toplantısı yapılıyor. En geniş kapsamlı katılım bir ay öncesinde oldu. Birçok belediye başkanı ve kaymakamların katılımıyla gerçekleşti. Orada önerilerimizi sürdük. En büyük tavsiyemizde kuzey ilçeleri için bir barınağın yapılması oldu. Özellikle Elbistan’a bir barınak yapılması gerekiyor. Bu durum şu an Kahramanmaraş’ın kanayan yarası.

DjMEfN0XoAAFqDK

KISIRLAŞTIRMA İŞLEMİNİ VETERİNERLERE BIRAKILMASI SUİSTİMALE YOL AÇABİLİR

Bu konuda barınaklar bir çözüm mü? Bence bir çözüm. Sokak hayvanları toplumla birlikte yaşayabilen canlılar. Bu ön kabulle başladığımız zaman; diğer konuları algılamak daha kolay olur diye düşünüyorum. Barınakların adı da rehabilitasyon merkezidir aslında. Adından da belli olduğu gibi barınaklarda hayvanlar kayıt altına alınır, küpelenir, yaralıysa tedavisi yapılır, en önemlisi kısırlaştırılır, sahiplendirilmeye çalışılır ve akabinde alındığı yere geri konulur. Nasıl ki insanları sürekli hastanede ve bakım evlerinde yaşamaya zorlamamız fiziksel ve maddi olarak imkansızsa tüm sokak hayvanlarını da kapalı alana tıkmamız bizim için imkansız. Ancak popülasyonda ciddi anlamda çoğaldı. Buna kalıcı çözümler yine rehabilitasyon merkezlerinin iyi çalışmasıyla olur. Dünya’da hiçbir şey sihirli değnekle olmuyor. Çok uzun zamandır ihmal edilmiş bir konu. Son zamanlardaki olaylarla birlikte gündeme gelmiş. Çözümü üretmesi gereken kamu kurumlarıdır. Birazda şeffaf olmak gerekiyor. Örneğin yıllık kaç kısırlaştırma yapıldı? Barınaklardaki kısırlaştırmadan dolayı Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvan başına belediyelere para öder. Kaç hayvana küpe takıldı? Bu hayvanların bölgesel olarak dağıtımı nasıl oldu? Belediyelerin daha iyi çalışması gerekiyor. Sokak hayvanlarının veterinerlerde kısırlaştırılması konusuna geldiğimizde burada ciddi bir iletişim eksikliği ortaya çıkıyor. Yine şeffaflık problem yaratıyor. Veterinerlerde özel sektör ve buradan para kazanıyor. Veterinerlerde sokak hayvanlarının kısırlaştırılmasına yönelik bir imkan tanınırsa evindeki hayvanı sokak hayvanı olarak götürüp kısırlaştırmaya çalışanlar olur. Ancak bir noktada bu bir sağlık hizmeti. Bu konu suiistimale açık bir konu. Ancak sokak hayvanlarına dijital kimlik kazandırırsanız bu suiistimal önlenebilir. Tabi ki kısırlaştırma işleminin bedeli de özel veterinerlere teşvik olarak verilmelidir. Bu çözüm önerileri güzel öneriler.

Ekran Resmi 2022-09-04 15.34.08

İNSANLARIN EĞİTİLMESİ VE HAYVANLARIN KISIRLAŞTIRILMASI GEREKİYOR

Sokaklarda köpek popülasyonun artması bir çeteleşmeye sebep olabiliyor. Belli bir otoritenin bu işe el atması gerekiyor. Devlet yavaş yavaş bu konuya el atmaya başladı. Örneğin; bir mahalde çeteleşme var. Bazı noktalarda da hayvan sayısı fazla kimseye bir zararı olmuyor. Üniversite kavşağını ve Ulu Cami etrafını buna örnek verebilirim. Agresif hayvanların oluşmasını 2 şeye bağlıyorum. Birincisi eğitimsiz insanların bu hayvanlara olan davranışlarıdır. Hayvanlara taş atıyorlar, dövüyorlar. Hayvanda kafasında insanı savunulması gereken bir canlı olarak kodluyor. Hayvanlar tacize de uğramış olabiliyor, bu da bir Türkiye gerçeği. Çeteleşmiş bir köpek topluluğunun insanlara saldırmasını, münferit bir olay olarak atlayamayacaksak, zoofili, hayvana şiddet, hayvana tacizi de münferit bir olay olarak atlayamayız. Osmanlı döneminde 70 bin köpek Kanlıada’ya götürülmek istenmiş. O gün ki çıkan rüzgarın engel olmasıyla iptal olmuş. Abdulhamit ise Kuduz aşısını getirerek olayı çözmüş. Hayvanları bir yerlere bırakmak çözüm değil. Vatandaşın, STK’nın ve kamu kurumlarının olaya el atarak bu sorunu çözeceğini düşünüyorum. İnsanların bu konuda eğitilmesi ve hayvanların kısırlaştırılması gerekiyor. Popülasyon azalırsa çeteleşme olmaz. Hayvanın bulunduğu muhitte hayvan sevgi görürse saldırgan olmaz. Hayvan korku ve stres anında hırçınlaşıyor. Uzun süredir süregelen problem parmağımızı çıtlatarak çözülmez. Emin, doğru adımlarla çözülebilir. Yeter ki insanlar iyi niyetli şekilde yaklaşırsa çözülebilir.

20191003_N6HL766T0H

İNSANLARIN VİCDANİ DUYGULARIYLA OYNAYIP HAYVAN İSTİSMARI YAPANLAR VAR

Mama firmalarından ziyade bu konuyu istismar eden hayvan dilendiricileri var. Bunlar Kahramanmaraş’ta da var. Bir dernek veya vakıfsanız; hesabınıza giren para valilikteki dernekler masası tarafından denetlenir. İllegal bir para dönüşü olamaz. Bir dernek değilseniz; valilik izni olmadan para toplayamazsınız. Sosyal medyada görülüyor; bir hayvanın resmi koyuluyor. Ameliyat olacak deniliyor ve 20 bin TL faturası var deniliyor. İnsanların vicdani duygularıyla oynanıyor. Bunlar doğruysa bir şey demiyorum. Ancak bir çoğu doğru değil. Hayvan tedavileriyle ilgili birçok şey gördük. Bunları barınaklarda da gördük. Hayvan çok ciddi bir trafik kazası geçiriyor. Ameliyata alınıyor. Bütün müdahalelere rağmen yaşayamıyor. Diğer türlü barınakta tüm müdahalelere rağmen iyileşmemiş ve bir yerde tutulan hayvanlar oluyor. Bunu istismar eden insanlar gidip o hayvanı tedavi ettireceğini söyleyip hayvanı yanına alıyor. Barınak çalışanları da bu durumdan çekindiği için izin veriyor. Sonra dışarı çıkarılan hayvanın fotoğrafını çekiyorlar ve para topluyorlar. O hayvanı tedavi de ettirmiyorlar. Sağlıklı hayvanın bacağını kırıp, fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşıp tedavi parası toplayan insanlarda var. Kahramanmaraş’ta hayvanlara baktığını söyleyip ev tutan insan bile var. Yurtdışından Euro bazlı destek alıyorlar. Bu insanlarla da mücadele etmek gerekiyor. İnsanların hayvan sevgisi istismar ediliyor. Çözüm konusunda bir boşluk olduğu sürece; hayvanları katletmeyi öneren insanlarda olur, hayvanların yerini tespit ederek hayvanları zehirlemeyi amaçlayan sitelerde kurulur, dilendirenlerde olur, mama toplayıp mamaları geri veterinere satanlarda olur, ortada bir çözüm boşlu olduğu sürece bunların tamamı olacak. Biz dernek olarak bunlarla da mücadele ediyoruz ve bu konuda çok zorlanıyoruz. Bize, “Siz hayvan severlerle mücadele ediyorsunuz. Siz nasıl derneksiniz?” diyorlar. Bizde ister istemez zan altında kalıyoruz. Çok ciddi istismarlar ne yazık ki var. Vatandaş, STK ve kamu kurumlarının birbirlerinden bağımsız değil de bir araya gelerek doğru çözüm üretebileceğini düşünüyorum.”

Haber: Burak Alkaya