Şiirin arkasındaki aşk hikâyesi ise uzun yıllardır merak konusu. Mihriban’ın kim olduğu ve şiirin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili farklı anlatılar bulunurken, Abdürrahim Karakoç’un en büyük yeğeni Oğuz Karakoç, 2019 yılında yaptığı açıklamalarda kamuoyunda anlatılan bazı hikâyelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek aileden bildiği detayları anlattı.

MİHRİBAN GERÇEK BİR İSİM MİYDİ?

Abdürrahim Karakoç, yıllar sonra yaptığı açıklamalarda şiirin gerçek bir aşktan doğduğunu ancak “Mihriban”ın sevdiği kişinin gerçek adı olmadığını kendisi ifade etti. Karakoç, bu aşkın gençlik yıllarında yaşandığını, şiirin masa başında hayal edilerek yazılmış bir hikâye olmadığını anlattı. Şair ayrıca “Mihriban” adını, sevdiği kişiyi açıkça ifade etmemek için kullandığı sembolik bir isim olarak tanımladı.

E926092D7D857006D433905F051E95CfŞİİRİN ARKASINDA BİR MEKTUP VARDI

Karakoç’un kendi anlatımına göre “Mihriban”, bir mektubun ardından ortaya çıktı. Şair, kendisinin gönderdiği bir mektuba karşılık aldığı cevap üzerine şiiri kaleme aldığını ve gelen mektubun başlığının “Unutmak kolay mı?” olduğunu anlatmıştı. Karakoç ayrıca şiiri yazdığı dönemde elektrik olmadığını, lambanın ışığında yazdığını ve şiirin bir bölümünü oluştururken lambadaki alevin titremesinden “Lambada titreyen alev üşüyor” dizesinin ortaya çıktığını aktarmıştı.

SEVDİĞİ KİŞİNİN KİMLİĞİNİ AÇIKLAMADI

Abdürrahim Karakoç, hayatı boyunca şiire ilham veren kişinin kimliğini kamuoyuyla paylaşmamayı tercih etti. Kendi ifadelerinde, bunun gerçek bir aşk olduğunu ancak sevdiği kişinin adını açıklamasının doğru olmayacağını belirtti. Bu nedenle yıllar içinde “Mihriban”ın kim olduğuna ilişkin farklı iddialar ortaya atıldı. Ancak Karakoç’un kendi açıklamaları, şiirdeki “Mihriban” adının gerçek kişinin adı olmadığını ve şairin bu kişinin kimliğini açıklamadığını ortaya koyuyor. Oğuz Karakoç’un 2019 yılında yaptığı açıklamalar da kamuoyunda dolaşan bazı farklı hikâyelere karşı aile tarafından bilinen anlatımı gündeme taşıdı.

Images-131

ŞİİRDEN TÜRKÜYE UZANAN HİKÂYE

Abdürrahim Karakoç’un şiiri daha sonra Musa Eroğlu tarafından bestelenerek geniş kitlelere ulaştı. “Mihriban”, zaman içerisinde farklı sanatçılar tarafından da seslendirildi ve Türk halk müziğinin hafızalara kazınan eserlerinden biri haline geldi. Bugün “Mihriban” denildiğinde yalnızca bir türkü değil, bir şairin gençlik yıllarında yaşadığı ve kimliğini gizli tuttuğu aşkın şiire dönüşmüş hali akla geliyor. Karakoç’un kendi sözleriyle gerçek olan aşkın kendisi; “Mihriban” ise o aşkı anlatmak için seçilmiş sembolik bir isim olarak kaldı.

Muhabir: Devlet FINDIK